İspanya'nın demokrasiye geçişi Franco diktatörlüğünden liberal demokratik bir devlete geçmesiyle gerçekleşti. Bu geçiş Franco'nun 20 Kasım 1975'de ölümüyle başladı. Bu sürecin ne zaman tamamlandığı konusunda ise farklı görüşler var. Bir görüşe göre 1978 İspanya anayasası, bir görüşe göre de Antonio Tejero'nun 23 Şubat 1981'deki başarısız darbe girişimi demokratik yapının geri dönülemez bir biçimde sağlam bir yapıya kavuştuğu tarihe işaret ediyor.

23 Ocak 1981 günü saat 18:21'de Yarbay Antonio Tejero 200 silahlı jandarmayla birlikte İspanya Parlamentosunu bastı. İçeri girdiklerinde Parlamento Adolfo Suárez'in yerine Leopoldo Calvo-Sotelo'yu başbakan olarak seçmek üzereydi. Bu sırada, General Miláns del Bosch önderliğindeki darbeci komutanlar olağanüstü hal ilan ederek tankların Valencia'daki caddeleri işgal etmesini emrettiler. Ama seçkin bazı askerî birliklerin desteğini alan Kral Juan Carlos geceyarısından sonra televizyonda bir konuşma yaparak darbe girişimini kınadı ve İspanya'nın demokratikleşme sürecinin barış içerisinde süreceğini söyledi.

Parlamentoyu işgal edenler işgalden 18 saat sonra sabah saatlerinde teslim oldular. Tejero ülkesine ihanetinin bedelini 15 yıl hapis yatarak ödedi. Bu darbe girişiminden dolayı toplam otuz kişi mahkemece yargılandı. Mahkemece suçlu bulunanlar arasında bir de sivil vardı: Franco İspanyasındaki tek yasal sendikanın eski başkanı olan Juan García Carrés'ti bu...