ünyanın dört bir yanında milyonlarca erkek, kadın ve çocuk yaşamlarını köle olarak sürdürmeye zorlanıyor. Her ne kadar bu istismar genellikle kölelik olarak adlandırılmıyorsa da koşullar kölelikten farksız. insanlar tıpkı eşya gibi satılıyorlar, çok az ücretle ve hatta ücretsiz çalışmaya zorlanıyorlar ve "işverenleri"nin merhametine kalmış durumdalar.

Kölelik varlığını, uygulandığı çoğu ülkede yasaklanmış olmasına rağmen varlığını sürdürüyor. Kölelik aynı zamanda 1948 İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nde ve 1956 Birleşmiş Milletler Köleliğin, Köle Ticaretinin ve Köleliğe Benzer Kurum ve Uygulamaların Kaldırılması Ek Sözleşmesi'nde de yasaklandı.

Doğu Avrupalı kadınlar borçlandırılarak fahişeliğe zorlanıyor, Batı Afrika ülkeleri arasında çocuk kaçakçılığı yapılıyor ve Brezilya'daki tarım arazilerinde erkekler köle olarak çalışmaya zorlanıyor. Günümüzde kölelik farklı biçimlerde kendini gösteriyor ve her yaş, cinsiyet ve ırktan insanı etkiliyor. Köleliği diğer insan hakları ihlallerinden ayıran bazı ortak özellikler bulunuyor. Bir köle zihinsel veya fiziksel tehdit yoluyla çalışmaya zorlanıyor; kölelerin kendilerine sahip olan veya kendilerini fiziksel veya zihinsel yolla kötü muamelede bulunarak kontrol altında tutan bir "işverenleri" bulunuyor; kişiliksizleştiriliyorlar, bir mal gibi davranılıyor ve bir mal gibi alınıp satılıyorlar.

Günümüzde varolan kölelik türleri

Borç köleliği dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca insanı etkiliyor. insanlar hasta bir çocuğun ilaç parası olarak alınan para gibi cüz'i miktarlarda paralar karşılığında borçlu işçiler haline getiriliyorlar. Borcu geri ödemek için uzun saatler çalışmak zorunda kalıyorlar, bu haftanın yedi günü veya bütün bir yıl boyunca aralıksız çalışmaya kadar uzanabiliyor. Ama yaptıkları iş karşılığında borçlarını ödemek için aldıkları para ancak kendilerine verilen yemeğin ve barınacak yerin parasını karşılıyor. Bu şekilde borçlarını hiçbir zaman ödeyemeyebiliyorlar ve borç bir kuşaktan diğerine devrediyor.

Erken ve zorla evlilik seçme şansları olmadan evlendirilen kadınları ve kızları etkiliyor ve bunlar genellikle fiziksel şiddetin eşlik ettiği bir hizmetçilik hayatı yaşamaya zorlanıyorlar.

Zorla çalıştırma bireyler veya devletler tarafından yasadışı olarak toplanan ve şiddet veya ceza tehdidiyle çalışmaya zorlanan insanları etkiliyor.

İnsan kaçakçılığı kadın, çocuk ve erkeklerin insanları kölelik şartlarında çalışmaya zorlamak için bir yerden başka bir yere götürülmeleri veya satılmaları anlamına geliyor.

Ağır şartlardaki çocuk işçiliği dünya üzerinde tahminen 126 milyon çocuğu etkiliyor. Bu tür işler çocukların sağlıklarını ve yaşamlarını tehdit ediyor.