1990 yılından bu yana Çin'in ekonomisi inanılmaz bir hızla büyüyor. Eğer süreç bu şekilde gidecek olursa önümüzdeki yüzyılın bir Çin yüzyılı olması kaçınılmaz olacak. Bu yöndeki korkular büyük. Ama herkes böyle düşünmüyor. Bunlardan biri de Simon Murray.

Çin’in başarısını gözde büyütmenin ve gelecekte Çin’in ekonomik egemenliğinden korkmanın doğru olmadığını söyleyen Simon Murray dünyanın önde gelen birçok şirketinde üst düzey yöneticilik ve danışmanlık yapmış olan bir İngiliz işadamı. Çokuluslu şirketlerdeki deneyimleriyle dünya ekonomisini yakından takip eden Murray iş kariyerinin önemli bir bölümünü Çin’de geçirmiş olmasından dolayı da Çin ekonomisini çok iyi biliyor.

Aşağıda Rusya’dan yayın yapan çok dilli küresel haber kanalı RT’nin Simon Murray ile yapmış olduğu özel röportaja yer veriyoruz.

 

RT: İş kariyerinizi önemli bir bölümünü Çin’de geçirdiniz. Çin’i dünya ekonomisinin geleceğinin merkezi olarak görenlerden biri misiniz?

Simon Murray: Hayır, öyle olduğunu düşünmüyorum. Ama şu an itibariyle Çin, başkalarıyla karşılaştırıldığında, diğer her yerden daha iyi gidiyor. Ama bu hep böyle mi gidecek diye soracak olursanız, cevabım hayır olacaktır. Bir Çin yüzyılına giriyor değiliz. Hayır.

RT: O halde bu “Çin geliyor, Çin hepimizi yutacak” korkusunun nedeni nedir?

Simon Murray: Çin’e ilk gittiğim 1970’te ellerinde kesinlikle hiçbir şey yoktu, ama şimdi karşılaştırmalı olarak bakacak olursak durum o günkünden çok farklı. Çin imalatçı bir ülke: imalattan kar sağlıyorlar. Tarihte geriye doğru bakacak olursanız 1900-1910 yıllarında ingilizler dünyadaki en müreffeh ulustu ve bunun arkasında imalat vardı. 1900 yılında İngiltere dünya nüfusunun yüzde ikisini oluştururken dünya ticaretinin yüzde kırkını üretiyordu. Bunu düşünün. Amerika da imalat sayesinde devasa bir şekilde büyüdü. Dolayısıyla gerçekte zenginliğe götüren şey imalattan başkası değildir. Ve batı dünyası imalattan hizmet endüstrisine kaydı. Ve bu aynı zamanda yıllar içerisinde Avrupa ve amerika’da önemli ölçüde enflasyona neden oldu. Çin sanayi devrimine denk süreçten geçiyor ve oldukça da iyi gidiyor, ama aynı zamanda ufaktan ufaktan enflasyonu da hissediyor. Baz maliyet artışını hissediyor. 20 yıl içerisinde Çin imalatının muhtemelen Kamboçya veya Vietnam ve belki de Burma vesaire gibi ülkelere kaydığını göreceğiz. Döngü böyle.

RT: Bu o kadar basit mi? Her şey ucuz işçilik ve çok çalışmadan mı ibaret? Yoksa başka şeyler de var mı?

Simon Murray: Bugün Asyalıların çok çalışma ahlakı olarak konuştukları şey İngilterede yüzyıldan fazla bir zaman önce görülen Viktoryen ahlakıyla tamamen aynıdır. İngiltere’de insanlar bugün olduğundan çok daha fazla çalışıyordu. 16 yaşındakiler, hatta 15 yaşındakiler kömür madenlerinde çalışıyordu. Bugün her şey çok daha yumuşak ve insan hakları ve diğer haklar ve yardımlar var. Çin de bunlar yok.

RT: Sizce bu iyi bir şey mi yoksa kötü bir şey mi?

Simon Murray: Doğrusunu isterseniz buna iyi bir şey ve kötü bir şey olarak bakmıyorum. Para açısınrdan bakıldığında inanılmaz ölçüde başarılı sonuçlar verdiği ortada. Bu şekilde Çin yılda yüzde 8 civarında büyüyor. Evet parasal açıdan çok büyük bir başarıları var ama bunun altında çok ama çok sayıda sorunları var.

Örneğin gelir dağılımında büyük bir uçurum var. Çin’de 350 bin milyoner olduğu söyleniyor. Ve yine denildiğine göre 115 milyarder var. Ama kırsal bölgelerde, Çin’in orta bölgelerinde günlük 4 dolara çalışan insanlar var ve bunlar hiç de zenginleşiyor değiller. Evet, 40 yıl önce olduğundan daha iyi bir durumdalar. Bu bir gerçek. Zenginlik yayıldı. Herkes eskiden olduğundan daha iyi olma anlamında iyi. Ama hala çok büyük farklılıklar var, hala kat edilecek çok uzun bir yol var.

Muhtemelen yılda 20 milyon kişi iş bulmak için Çin’in kırsal bölgelerinden şehirlere akın ediyor. Bu da Çin’in önümüzdeki on yıl içerisinde 200 milyon yeni istihdam yaratması gerektiği anlamına geliyor. Bu epey büyük bir iş. Çin’in baz maliyeti artıyor. Çin asgari ücret gibi şeyleri başlatıyor. Çin’de hoşnutsuzluk var. Birçok köyde ayaklanmalar var ve insanlar grevdeler, ama bunu görmüyoruz. Bütün bu köyler ve kasabalar aynı gün ayaklansa Çin büyük bir sorunla yüz yüze olurdu. Bu yüzden Çin yönetimi için en önemli şey istikrardır, bu yerlerde istikrarı sağlamaktır ve bu hiç de kolay bir şey değil. Ama bunu yapabilirler, çünkü Komünist Parti çok ama çok sert.