Genç bir kızken seks kölesi olan Somaly Mam şimdi bütün dünyadaki seks köleliği kurbanlarını kurtarmak için çalışıyor. Kuzeydoğu Kamboçya’da doğmuş olan Somaly Mam’ın hikâyesi yoksulluğun getirdiği büyük acılara bir pencere aralıyor.
 

Somaly Mam bugün ödüllü bir insan hakları aktivisti ve uluslararası bir vakfın başında bulunuyor.

Kuzeydoğu Kamboçya’da doğmuş olan Mam Vietnam sınırına yakın bir orman köyünde büyüdü. 14 yaşında, kendisini iğfal eden (yani ırzına geçen) bir askerle evlendi. Kocası iki yıl sonra ortadan kaybolunca yaşlı bir akrabası borçlarını ödeyebilmek için Mam’ı fahişe olarak sattı. Sonraki üç yıl boyunca pezevenkler ve müşteriler tarafından dövüldü, eziyet gördü ve sürekli tecavüze uğradı.

Mam sonunda bir Fransız’la tanışıp evlenince Phnom Penh genelevlerinden kendini kurtarabildi. Birlikte Fransa’ya gittiler. Hikaye burada bitebilirdi. Ama öyle olmadı ve Mam yeniden Kamboçya’ya döndü. Ve böylece Mam’ın hayatında yeni bir sayfa açıldı.

Dünyada yaklaşık 12.3 milyon kişinin köle olarak yaşadığı tahmin ediliyor. Bunların hemen hepsi organize suç kartelleri tarafından kaçırılarak zorla çalıştırılıyorlar ya da umarsız bir yoksulluk içerisinde yaşayan akrabaları tarafından köle olarak satılıyorlar.

Bazı kurbanların sonu borçlandırılmış kölelik olsa da büyük çoğunluğu seks kölesi olarak satılıyor.

Halkın hâlâ diktatör Pol Pot’un 1970’lerdeki zorunlu çalışma kampları ve kitlesel kıyımlarının yaralarını sarmaya çalıştığı Kamboçya’da 100 bin kadar kişi seks kölesi olarak fahişeliğe zorlanıyor. Birleşmiş Milletler’in tahminlerine göre bu kölelerin yaklaşık dörtte biri çocuk ve bunlar genelevlerde çalıştırılıyorlar.

“Bir yanınız asla iyileşmiyor” diyor Mam. Zorla çalıştırılarak genelevlerde alıkonulduğu günlere ilişkin hâlâ travma sonrası stress yaşıyor ve kâbuslar görüyor olmasına rağmen Mam, kendisininkinden daha bile kötü eziyetlere maruz kalan çocukların hikâyelerini duymaya dayanamayıp Kamboçya’nın genelevlerine döndü.

Mam henüz 6 yaşında bile olan kurbanlar gördü. Müşteriler, bakirelerle seks yaptıklarını düşünerek çok genç kızlar için fazladan para ödüyorlar. Bu kızların birçoğu — USAID tahminlerine göre yaklaşık üçte biri— AİDS virüsü kapmış bulunuyor.

Mam’ın insanî çabaları başlangıçta küçüktü. Genelevleri sabun ve prezervatif götürdü. Çok kötü bir şekilde istismara uğramış veya incinmiş kızlarla karşılaştığında onları doktora götürmeye çalıştı. 1996’da Mam ve o zamanki kocası AFESIP’i kurdular. Bu, seks köleliğinden kaçan kadınlara ve çocuklara yardım eden bir örgüttü. Mam ve kocası bir miktar uluslararası finansman sağlayıp, kaçan fahişeler için Phnom Penh’in kehar mahallelerinden birinde küçük bir sığınak inşa ettiler. Bu şekilde ikinci kez köle olarak satılmalarının önüne geçmeye çalıştılar.

Çalışmalar ağır ilerliyordu. Zorla fahişelik organize suç örgütleri için milyar dolarlık bir işti. Birçok mafya mahalli polise rüşvet veriyordu ve yasal uygulama Mam’ın davasıyla ilgilenme konusunda ikircikliydi.

Mam finansman sıkıntısı yüzünden sığınağı neredeyse kapatmak zorunda kalacaktı. Bir başka seferinde polisi tanınmış bir geneleve baskın yapmaya ikna ettiğinde, parayla tutulmuş bir haydutlar çetesi sığınağın kapılarını ateşe verdi ve kızlardan yaklaşık 100 tanesini kaçırdı.

“Organize suçun önüne geçmeliyiz” diyor Mam, “yoksa, kızları kurtaramayız.”

Ama Mam’ın muhalifleri güçlendiği oranda uluslararası ünü de arttı. Bu türden davalara destek olan Vital Voices örgütünden yardım aldı.

Vital Voices’ın kurucusu ve başkanı olan Melanne Verveer, Mam için, “O, çoğumuzun dayanabileceğinin çok ötesindeki koşullarda yaşadı. Onun gibi insanlar sayesinde dünyamız iyiye doğru değişiyor,” diyor.

2006 Ağustos’unda gazeteci Mariane Pearl Glamour Dergisi’nde Mam’dan söz eden bir makale yazdı. Makale beklenmedik bir ilgi uyandırdı ve okuyucular bağışlarda bulundu.

“Makale büyük bir başarı oldu çünkü insanlar kendilerini onu tanıyormuş gibi hissettiler” diyen Pearl, Mam’ın kendisini havaalanında çiçekten bir kolyeyle karşıladığını hatırlayarak, “içindeki sevgiyle kazanıyor ve bu şekilde insanlara örnek oluyor.”

Mam aynı zamanda CNN’e ve New York Times’a da röportajlar verdi.

Jared Greenberg, Mam’ın adını ilk kez haberlerde duydu. Yapmaya çalıştığı şeyi öğrenince ona destek olmak üzere 1 milyon dolarlık yardım yapma sözü verdi. O sırada yönetim danışmanı olarak çalışıyordu. Çalıştığı şirkete, AFESIP’e para toplamak için bir yol bulmak üzere bir haftalığına izinli olarak Kamboçya’ya gitmek istediğini söyledi. İlk bağışı amirinden aldı.

Greenberg ve bir arkadaşı olan Nicholas Lumpp, Mam’la Kamboçya’da bir araya geldi. Mam uluslararası kaynaklarla ilişkiye geçmesi gerektiğini ama sığınakların kendisini Kamboçya’da meşgul ettiğini söyledi. Birlikte Somaly Mam Vakfı’nı planladılar. Bu vakıf Mam’ın gitgide daha iyi bilinen adını yurtdışından mali kaynak sağlamada kullanacaktı. Vakıf sonra bu fonları AFESIP’e yönlendirecek ve bunlar da Mam’ın büyüyen uluslararası sığınaklar ağını desteklemekte kullanılacaktı.

Greenberg ve Lumpp Somaly Mam Vakfı’nı Eylül 2007’de başlattılar. Haziran 2008’de ilk milyon doları toplamış bulunuyorlardı.

İnsan hakları vakıfları da bu arada Mam’a ödüller verdiler. 2008’de Rights of the Child, Mam’ı Dünya Çocukları ödülüne lâyık gördü. Kazanacak kişiyi seçmek üzere dünya çapında oy veren 6.5 milyon çocuk arasında eski çocuk askerler ve seks köleliğinden kurtulmuş olanlar vardı.

Ödülü veren örgütün yöneticisi Magnus Bergmar, “Somaly’nin hayat hikâyesini okuyup da unutabilmeniz mümkün değil” diyor. Bergmar bütün dünyadaki bir çoğu şiddete maruz kalmış çocuklardan Mam’ın çabalarını destekleyen mektuplar aldığını söylüyor: “Kızların hakları konusunda bir rol modeli o.”

Birleşmiş Milletler Mart 2007’de İnsan Kaçakçılığı ile Mücadelede Küresel Girişimini başlattı ve Şubat 2008’de örgüt ilk forumunu Viyana’da düzenledi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Haziren 2008’de yıllık “İnsan Kaçakçılığı Raporu”nu yayınladı. Rapor Kamboçya, Hindistan, Çin ve diğer birçok ülkedeki kurbanları ortaya koydu.

Mam, artan sayıda kızın yurt dışından Phnom Penh’e gönderilmekte olduğunu farketti. Çinli, Koreli ve Moldavyalı kadınlar Phnom Penh sığınağına ve Laos ve Vietnam’daki yeni sığınaklara gelmeye başladı. Kadın satıcıları artan uluslararası uyanıklığa kızları daha sık olarak ve daha uzak mesafelere göndererek karşılık veriyorlardı.

Eylül 2008’de bu kızların sesini duyurmak amacıyla Mam anılarını, Yitirilmiş Masumiyetin Yolu adlı kitabında yazdı. Kitap Spiegel & Grau tarafından basıldı.

Kitap Mam’ın çocukluğuna damgasını vuran zorbalığı ve saldırıyı ve onu neredeyse elinde olmaksızın aktivizme iten yolu acıyla betimliyor.

Mam eve etin yılda bir kez girdiği bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. 10 yaşından önce ana-babası ortadan kayboldu ve yaşlı bir adam tarafından evlat edinildi. İlk kötü evliliğini ayarlayan ve evliliği sona erdiğinde de onu seks kölesi olarak satan bu adamdı. Mam, ona “büyükbaba” diyordu.

Phnom Penh’in genelevlerinde genç bir kız olarak, kendi deyişiyle, başbelası bir fahişeydi. Müşterilerle kavga ediyor ve onlar tarafından dövülüyordu. Bir keresinde iki kızın pezevengin elinden kaçmasına yardımcı oldu ve bunun bedelini elektrik şokuyla işkence görerek ödedi.

Bu kitap her ne kadar kendi hayatını anlatıyorsa da Mam’ın hikâyesi aynı zamanda milyonlarca çocuğun yaşadığı dünyaya da bir bakış sunuyor.

Yaklaşık 4000 kişi kaçıp AFESIP sığınaklarına sığınmış durumda ve burada meslekî eğitim alıyorlar. Mam her yeni gelen kızla şahsen konuşmaya ve onları halden anlayan biri olarak dinlemeye, onlara destek vermeye çalışıyor. Bu, ailelerinden hiç görmedikleri bir şey. “Ben de bir kurbanım” diyor Mam, “benim de insanların beni dinlemesine ihtiyacım var.”

Her ne kadar Mam konferanslar ve mülâkatlar için hâlâ seyahatler yapıyorsa da AFESIP’in medya ilişkilerini uğraşan bir ekibi var. Şimdi, sığınaklara gelen kızlarla konuşup onlara rahat bir ortam sağlamaya kendini odaklamış durumda. Yıllar süren aktivizmine rağmen, Mam geçmiş anılarını hep kendisiyle birlikte taşıdığını ve ancak bu anılar hakkında konuşmakla bunları kafasından uzak tutabildiğini söylüyor.

Kızları dinlediğimde onları tıpkı kendim gibi görüyorum”, diyor Mam. “Bazen gözlerimi kapattığımda kendimi yorgun hissediyorum ve biliyorum ki insanlar hâla tecavüz ediyor ve kötüye kullanıyor.”

 

Anika Gupta, 12 Şubat 2009