Neden toplanmış bekleşiyoruz pazar yerinde?
Barbarlar gelecek bugün.
Neden böyle hareketsiz senato?
Boş oturuyor Senatörler, yasalarla
uğraşacaklarına?

Çünkü barbarlar gelecek bugün.
Senatörler neden uğraşıp dursun yasalarla?
Barbarlar gelince yapacak nasıl olsa.

İmparatorumuz neden sabahın köründe kalkmış,
tacıyla tahtıyla kurulmuş oturuyor,

Çünkü barbarlar gelecek bugün.
İmparator şeflerini karşılamak için bekliyor.
Bir de ferman hazırlattı sunmak için.
Şan şerefle dolu adlar, ünvanlar yazılı üzerinde.

İki konsülümüz ve yargıçlarımız neden
kırmızı, işlemeli harmanileriyle gelmişler;
ya taktıkları mor taşlı bilezikler,
ışıl ışıl zümrüt yüzükler;
neden yanlarına almışlar bugün, paha biçilmez,
altın ve gümüş kakmalı asalarını?

Çünkü barbarlar gelecek bugün;
söylevler, ince sözler canlarını sıkar onların.

Ne oluyor, nedir bu huzursuzluk, bu kaynaşma?
(Yüzler nasıl da asıldı birdenbire.)
Hızla boşalıyor sokaklar, alanlar,
evinin yolunu tutuyor herkes düşünceler içinde?

Çünkü karanlık bastı, barbarlar hala görünmedi.
Sınır boylarından gelenlerin dediğine bakılırsa
barbarlardan bir iz yokmuş ortalıkta.

Peki, şimdi halimiz ne olacak barbarlarsız?
Onlar bir çeşit çözümdü bizim için.”

 

Çeviri: Erdal Alova - Barış Pirhasan

 

Künye: Kavafis, Konstantinos. Barbarları Beklerken, Adam Yayınları, 1982.