Ben beni bilmem, neyim, dünya nedir, ukbâ nedir?
Söyleyen kim, söyleten kim, aşk nedir, sevdâ nedir?

Mey nedir, sâki nedir, Mecnûn nedir, Leylâ nedir?
Kimse idrâk eylemez, bu âlem-i eşyâ nedir?

Gül dırahtında kuru feryât ile kâm isteyen,
Ölmeden Dostun yoluna tuttuğun davâ nedir?

Arayıp gezmektedir pervâne aşkın ateşi,
Dosta can vermek murâdı, bilmez istiğnâ nedir?

Takınıp zencîr-i aşkı, dîvâne oldunsa eğer,
Halkı ta’ciz eyleyip, senden sana şekvâ nedir?

Vâkıf oldunsa eğer Kâlü Belâ esrârına,
Maksadın ancak rızâdır, cennet-i âlâ nedir?

Şems gibi izhâr olur, her kimde var envâr-ı aşk,
Âşikâre yanmalı, âşıklara ihfâ nedir?

Aşk pazarına fuzulî kimse basmasın ayak,
Şem’i, yanmak rifât-ı oddan, sana pervâ nedir?

 

Ukba: ahiret, Mey: şarap, Alem-i eşya: yaratılmış olan şeylerin dünyası, Gül dırahtında: gül ağacında, Kâm: mutluluk, İstiğna: müstağni olmak, kendini uzak tutmak, Senden sana şekva: kendinden kendine şikayet, Âşikâre: açıktan, İhfâ: saklanma, Rifat-ı od: ateşin yüceliği, Pervâ: korku