Birdenbire, gecenin yarısında
canalıcı müziklerle, seslerle geçen
görünmez çalgıcıları duyup da
artık talihin bitti diye, yaptıkların
çöküverdi; kanıtlandı diye
hayatının sahteliği, sakın ağlama.
Çok önceden hazır gibi, bir yiğit gibi,
Vedalaş, uzaklaşan İskenderiye ile.

Hele, hiç aldatma kendini
bu bir düştü, yanlış işittim deme
aşağılanma böyle boş umutlar içinde.
Çok önceden hazır gibi, bir yiğit gibi
böyle bir kente yaraştığını belli edercesine,
güvenli adımlarla yaklaş pencereye
ve coşkuyla dinle, ama korkakların
yakınmaları, yakarmalarıyla değil,
yüreğinin derinlerini açarak bu gizemli çalgılara
dinle canalıcı sesleri
Ve yitirdiğin İskenderiye’ye, elveda.

 

ŞİİR HAKKINDA NOT:

Cesar'ın ölümünden sonra Kilikya yöresi Antonius'un yönetimine verildi. O dönemde, güzelliğiyle ünlü Mısır Kraliçesi Kleopatra bir Akdeniz gezisi sırasında Antonius'la karşılaştı. Antonius Octavius'un kızkardeşi olan karısı Octaria'dan boşanarak Kleopatra ile evlendi.

Antonius'un Roma'daki rakibi Octavius, Senatoyu da kışkırtarak; varis olarak Kleopatra'nın oğullarının tanınmasını isteyen Antonius'un elinden bütün yetkilerini aldı ve ardından da Kleopatra ve Antonius'a savaş açtı. Bu sırada Kleopatra ve Antonius Yunanistan'daydı. Burada Octavius'un büyük bir saldırısına uğrayan Kleopatra ve Antonius, İskenderiye önlerine kadar kaçtılar. Yakalanacağını anlayan Antonius kendisini kılıcı üzerine atarak intihar etti. Ve onu Kleopatra izledi, kendini zehirli bir yılanla öldürerek.

Bu bağlamda, şiir, Antonius'un İskenderiye'deki bu "ölüm"e gidiş anını simgeliyor. İskenderiye'yi terketmek "ölüm"den başkası değildir.

 

Künye: Kavafis, Konstantinos. "Tanrı Antonius'u Bırakıyor". Çeviri: İsmet Özel. Halkın Dostları Dergisi, Sayı: 4, Haziran, 1970.