Âsâf'ın mikdârını bilmez Süleyman olmayan
Bilmez insan kadrini âlemde insan olmayan

Zülfüne dil vermeyen bilmez gönül ahvâlini
Anlamaz hal-i perişanı perişan olmayan

Rızkına kani' olan gerdûna minnet eylemez
Âlemin sultanıdır muhtâc-ı sultân olmayan

Kim ki korkmaz Hak'tan ondan korkar erbâb-ı ukûl
Her ne isterse yapar Hak'tan hirasan olmayan

İ'tiraz eylerse bir nâdân Ziyâ hamûş olur
Çünki bilmez kadr-i güftârın sühândan olmayan.

 

Şiirin günümüz Türkçesiyle açıklaması

1. Âsâf'ın değerini bilmez Süleyman olmayan. (Âsâf, aynı zamanda hükümdar olan Süleyman peygamberin bilge bir veziridir.) Bilmez insanın değerini alemde insan olmayan.

2. Zülfüne gönül vermeyen bilmez gönül hallerini, perişan halde olanı anlamaz perişan olmayan.

3. Rızkına kanaat eden dünyaya minnet etmez, alemin sultanıdır, sultana muhtaç olmayan.

4. Hak'tan korkmayan kimseden akıl sahibi insanlar korkarlar, (çünkü) her ne isterse yapar Hak'tan korkmayan.

5. İtiraz ederse bir cahil, Ziya sessiz kalır, çünkü güzel söz söylemeyen, konuşmanın değerini bilmez.