ngilizce bir sözcük olan “psychedelic”, Yunanca “ruh” anlamına gelen psyche ve “dışavurmak” anlamına gelen delos sözcüklerinin bileşiminden türemiştir. Psychedelic deneyim, zihnin önceden bilinmeyen yönlerinin algılanmasıyla veya zihnin yaratıcı coşkunluğunun görünürde sıradan zincirlerinden kurtarılmasıyla karakterize edilir. Psychedelic haller duyumsal yoksunlukla veya psychedelic maddelerle sağlanan bir deneyimler dizisidir. Böylesi deneyimler halüsinasyonları, algı değişimlerini, uyaranla ilintisiz algılamayı, değişmiş bilinç hallerini, mistik halleri ve zaman zaman psikozu andıran halleri içerir.

Bu terim ilk kez 1957’de psikiyatrist Humphry Osmond tarafından psychedelic psikoterapi bağlamında halüsinojenik uyuşturucular için alternatif bir tanımlayıcı olarak kullanıldı. “Psychedelic” teriminin asıl popülerleşmesini sağlayan Timothy Leary, tıpkı Aldous Huxley gibi bu türden uyuşturucu maddelerin kullanımını savunan biriydi.

Psychedelic uyuşturucuların kullanımı 60’ların ortasında Batı’da yaygınlaştı. Bu sözcük, müzik alanında muhtemelen ilk kez 1964 yılında Holy Modal Rounders tarafından “Hesitation Blues”da kullanıldı. Terim rock müzik alanında 13th Floor Elevators’un 1966 yılı albümü The Psychedelic Sounds of the 13th Floor Elevators ile popüler hale geldi.

Psychedelic sanat LSD, meskalin ve psilosibin gibi uyuşturucuların kullanımıyla edinilen psychedelic deneyimden esinlenmiştir. İngiliz psikolog Humphrey Osmond tarafından türetilen terimin “zihni açığa çıkaran” anlamına gelmesinden hareketle, zihnin iç dünyasını betimlemeye yönelik bütün sanatsal çabalar "psychedelic" kabul edilebilir. Ne var ki genel kullanım olarak "Psychedelic Sanat" her şeyden önce 1960’ların karşı kültürünün sanat hareketine işaret eder.

Psychedelic görsel sanatlar, psychedelic rock müziğin mukabilidir. Konser posterleri, albüm kapakları, ışık gösterileri, duvar resimleri, mizah dergileri, underground gazeteler sadece kaleydoskopik olarak dönenen LSD halüsinasyon örüntülerini yansıtmakla kalmıyor, aynı zamanda da bu pychedelic bilinç hallerinden türeyen içgörülerden esinlenen devrimci politik, toplumsal ve ruhanî duyarlılıkları da yansıtıyor.

Psychedelic sanatın özellikleri şu şekilde özetlenebilir:

  • Fantastik, metafizik ve gerçeküstücü konu
  • Kaleydoskopik, fraktal veya şal desenli örüntüler
  • Parlak veya aşırı kontrast renklerin kullanımı
  • Aşırı detay derinliği ya da detay stilizasyonu. Bu, horror vacui (boşluktan duyulan korku) tarzı olarak da adlandırılır.
  • Nesnelerin ve/ya da temaların şekil değiştirmesi
  • Fosfenler, spiraller, içiçe geçmiş daireler, kırınım dokuları ve diğer entoptik motifler
  • Motiflerin yinelenmesi
  • Yenilikçi tipografi ve el yazısı, harflerin içe veya dışa doğru eğilip bükülmesi.

1960’ların karşı-kültüründe psychedelic sanat

1960’ların psychedelic sanat hareketinin önde gelen yandaşları Rick Griffin, Victor Moscoso, Stanley Mouse - Alton Kelley ve Wes Wilson gibi San Fransisco poster sanatçılarıydı. Bunların psychedelic rock konser posterleri Art Nouveau [Ar Nuvo], Victoriana, Dada ve Pop Art’tan esinlendi. San Fransisco psychedelic poster sanatı tarzının ayırıcı özellikleri göze batan bir kontrast oluşturan doygun renkler, oldukça süslü yazılar, güçlü simetrik kompozisyon, kolaj unsurları ve tuhaf ikonografiydi. Bu tarz 1966-1972 yıllarında etkili oldu. Çalışmaları albüm kapak sanatını etkiledi ve yukarıda anılan bütün sanatçılar aynı zamanda albüm kapakları da yaptılar.

Her ne kadar San Fransisco 1970’lerin başlarına kadar psychedelic sanatın merkezi olarak kaldıysa da bu tarz uluslararası bir yaygınlık da kazandı. İngiliz sanatçı Bridget Riley psychedelic örüntüler kullanarak yaptığı op-art resimleriyle ünlendi. Mati Klarwein Miles Davis’in ve Carlos Santana’nın albümleri için psychedelic şaheserler yarattı. Pink Floyd albümlerindeki konseptleri desteklemek için grafikler yaratmak üzere büyük ölçüde Hipgnosis adlı İngiliz sanat tasarım grubuyla çalıştı.

John Van Hamersveld, Warren Dayton ve Art Bevacqua gibi Los Angeles bölgesi sanatçıları ve Peter Max and Milton Glaser gibi New York sanatçıları da konserler için ve toplumsal hareketler için posterler ürettiler ve bunlar o dönemde büyük rağbet gördü. LIFE Dergisi’nin 1 Eylül 1967 sayısı, “Summer of Love” olarak adlandırılan ve 100 bin kişinin bir araya geldiği karşı-kültür hareketinin sıcak günlerinde hippi posterlerindeki psychedelic sanat patlamasına odaklandı.

 

Victor Moscoso,
Chambers Brothers, Matrix,
San Francisco, 1967.

 

Alton Kelley ve Stanley Mouse,
Skull and Roses/Grateful Dead, Oxford Circle, Avalon Ballroom,
San Francisco, 1966.

 

Bonnie MacLean,
Yardbirds, Doors, Fillmore Auditorium,
San Francisco, 1967.

 

Rick Griffin ve Victor Moscoso,
Denver Splash/ Jim Kweskin and the Jug Band, Solid Muldoon,
1601 West Evans Street, Denver, 1967.

 

Wes Wilson,
Moby Grape, Chambers Brothers, Winterland/Fillmore Auditorium,
San Francisco, 1967.

 

Bob Schnepf,
Flash/Lothar and the Hand People, Doors,
1601 West Evans Street, Denver, 1967.