usula gülü, portolan haritalarının ilk ortaya çıktığı 1300'lerden beri haritaların üzerinde görünmeye başladı. "Gül" terimi, figürün oklarının gül olarak bildiğimiz bitkinin taç yapraklarına benziyor olmasından geliyor. İlk başta, pusula gülü rüzgârların yönlerini belirtmek için kullanıldı (ve o zamanlar rüzgâr gülü olarak adlandırılıyordu), ama pusula gülünün 32 oku sekiz ana rüzgâr, sekiz ara rüzgâr ve onaltı çeyrek rüzgârın yönlerinden geliyor.

Ortaçağlarda rüzgârların isimleri bütün Akdeniz ülkeleri boyunca yaygın olarak tramontana (Kuzey), greco (Kuzeydoğu), levante (Doğu), siroco (Güneydoğu), ostro (Güney), libeccio (Güneybatı), ponente (Batı) ve maestro (Kuzeybatı) olarak adlandırılıyordu. Portolan haritalarındaki pusula güllerinin dış kısmında bu rüzgarların baş harfleri olan T, G, L, S, O, L, P ve M harflerini görebilirsiniz.

Pusula gülünün 32 oku bundan dolayı dört rüzgârın yönlerinin biseksiyonundan ibarettir (ama Çinliler pusulayı Zodyak burçlarına dayanarak 12 ana yöne ayırmışlardır). Batılı bir denizcinin ilk bilmesi gereken şeylerden biri pusula kertelerinin isimleriydi. Bunların isimlerini saat yönünde tek tek sayabilmeleri bekleniyordu.

Bir pusula gülünü çizmenin mutlak bir standardı yoktur ve her bir haritacılık okulu kendi pusula gülü tarzını geliştirmiş gibi görünmektedir. En eski haritalarda, kuzeye (tramontana'nın baş harfi olan) T harfinin üzerinde bir mızrak ucuyla işaret edilir. Bu sembol Kolomb zamanı civarında, stilize bir zambağa [fleur-de-lis] dönüştü ve ilk kez Portekiz haritalarında görünmeye başladı.

Yine ondördüncü yüzyılda, Doğu anlamına gelen levante sözcüğünün baş harfi olan ve pusula gülünün doğusunda yer alan L harfinin yerine haç konuldu. Haç uzun bir süre doğuda olduğu düşünülen Cennet'in yönüne veya Hz. İsa'nın doğduğu yere işaret ediyordu.

Figürün üzerindeki renkler muhtemelen grafiğin belirgin olması ihtiyacının bir sonucuydu. Geceleyin kırpışan bir lambanın ışığı altında sallanıp duran bir gemide bu figürler rahat bir şekilde görülebilir olmalıydı. Bundan dolayı pusula gülünün sekiz ana oku genellikle siyah olarak gösterilir. Ara rüzgârları gösteren oklar ise genellikle mavi veya yeşil olarak gösterilir ve çeyrek rüzgâr okları en küçük oklar olduğu için bunlar da genellikle kırmızı renktedirler.