Kabe’nin hakikatteki anlamı
Bawa Muhaiyeddin

 

 

 

Biz İslâm’da olmamıza rağmen hâlâ Kabe’nin önemini anlamış değiliz. İbrahim Peygamber örnek olması için dünya üzerinde bir mescid yaptı ve ona Kabe ismini verdi. Resulallah (sav) geldi ve Hz. İbrahim’den sonra yıkılan aynı mescidi tamir etti. Bu Kabe’dir. Kabe, İslam’da tam olarak anlaşılamayan en önemli meselelerden biridir.

Resulallah (sav) zamanında Kabe tekrar inşa edildi, tamir edildi. Resulallah “Gelin, burada bir araya gelin” dedi. Yani, Kabe dünyanın merkezidir denildi.

Bir insanın hayatının en önemli şeyi olarak düşündüğü, en çok değer verdiği şey onun Kabe’sidir. Eğer kesin bir imanla Allah’ı kusursuz, mutlak Bir olarak görürse, baktığı her yerde O’nu görürse bu Kabe’dir. Allah’a nerede ibadet ederse etsin orası Kabe’dir, Bu imanı ve rabıtası nerede olursa olsun orası Kabe’dir.

İbrahim (a.s.) bu yeri Allah’ın anılması için yaptığını açıkladı. Ama bu sadece dış, sadece zahirî örnektir. İman ve İslam’da olanlar, temizlenmiş ve birlik içinde olanlar nerede olursa olsun orası Kabe’dir. Herkesin birlik içinde olduğu yer Kabe’dir. Şeytan’ın yaklaşamadığı yer Kabe’dir. Allah’ın, saflığın ve Allah’ın kudretinin bir tek yerde bir araya geldiği yer Kabe’dir. Allah’ın sıfatları ve isimlerinin olduğu yer Kabe’dir. Üç âlem, evvel, dünya ve ahir bir olduğu zaman İslam olur. Buna göre evvelde İslam, ahirette İslâm, ahirde İslâm olacak. İslâm budur. Üç âlemde de Allah ile bir olduğun yer Kabe’dir. Burası Allah’ın arşıdır. Dua ve ibadet yeridir. Firdevs cennetidir. Böyle bir yere Kabe denir.

Nerede olursan ol Allah’la bir olduğun yer Kabe’dir. Kalbinde Allah’la beraber olduğun yeri tefekkür etmelisin. Bu temizlenmiş yer Kabe’dir. Burası Kıble olur. Bir yerde doğduk ve bizden başka bir yere seyahat etmemiz isteniyor. Doğduğumuz yer nurun bize gönderildiği yerdir, bu başka bir yer ise onun kaybolduğu yerdir. Bu nuru bulup O’na sunmalıyız. Böylece O’nda yok olalım. Ruhumuzun ve imanımızın geri alındığı ve Allah’ta yok olduğumuz yer Kabe’dir. İbadetlerimizin, dualarımızın O’nunla bir olduğu yer Kabe’dir. İman ve İslam’ın ibadet yeridir, burası kalptedir.

Kalpte iman makamı vardır. Burada kelime-i tevhidi söyleriz: La ilahe illallah Muhammedun resulullah. Bu kelimeyle ve Resul aşkıyla Allah’la konuştuğumuz yer kalptir. Miraç budur. Hz. Peygamber’in (sav) Allah’la konuştuğu bu yer Kabe’dir. Bizim için de burası kalptir, Kabe’dir. Temizlenmiş kalbe Kabe denir. Tertemiz yerlere Kabe denir. Namaz ve dua yeri Kabe’dir.

Bunda birçok manalar vardır. Bu Allah’ın sırrıdır. İslam’da her şeyin bir olduğu, birlik içinde olduğu yer Kabe’dir. Bu yerde üç âlemin evvelin, dünyanın ve ahirin ayrılığı yoktur. Üç makam vardır: Kalp, arş ve kürsi. Kalp yüzünü arşa döner, kürsi Allah’ı tesbih ederek, yücelterek teslim olur. Kalbindeki Allah aşkı ve Allah bilgisi ile bir kimsenin imanı ve irfanı Allah’a teslim olur. Kürsi’nin Allah’a dokunduğu yer Kabe’dir.

Bir kimse her vakit namazını bu yönelişle kıldığı zaman Kabe onunla olur. Bu içteki Kabe’dir. Dışta, zahirdeki ise camide yüzünü Kıble’ye dönmen, mihraba yönelmenle olur. Mihrap muharebe alanı demektir. Mücadele verdiğin yerdir. Gerçek ibadet yerleri içimizdeki şeylere karşı mücadele verdiğimiz muharebe alanları gibidir. Bizdeki kötü ahlâka ait şeylerle mücadele etmeliyiz. Onları yenmeli, sona erdirmeli, zafer kazanmalıyız. Camilerde mihraba, muharebe alanına yüzümüzü döndüğümüzde olan şeyler bunlardır. İlk önce mücadele etmeli ve zafer kazanmalıyız. Ondan sonra Kabe’ye ibadet etmeye gideriz. Tüm ayrılıkların, farklılıkların kaybolduğu, her şeyin bir olduğu yer Kabe’dir.

Böyle bir Kabe’de ibadet edenler asla cehennem yüzü görmezler. Mahşer gününde sorgulama görmezler. Onlar Allah ile konuşurlar. Her nefeste Allah’a rükû ederler. Onlar bu dünyada ve ahirette Allah’ın şahitleridir, O’nun varlığına şahadet ederler. Onların ibadet ettikleri yer Kabe’dir.

İmanınla Allah’a teslim olduğun yer Kabe’dir. Kötü ahlâka ait tüm şeylere karşı zafer kazandığında, onları kestiğinde sadece Allah’ın varolduğunu görürsün. O zaman ne savaş kalır ne mihrap. Burası ibadet yeridir, gerçek Kabe’dir.