NEDİR?
Yunus Emre

 

 

Sensin bize bizden yakın görünmezsin hicâb nedür
Çün aybı yok görklü yüzün üzerinde nikâb nedür

Sen eyitdün iy pâdişâh yedhillâhu limen yeşâ
Şerikün yok senin i şâh suçlu kimdir azâb nedür

Levh üzere kimdür yazan azduran kimdir yâ azan
Bu işleri kimdür düzen bu suâle cevâb nedür

Rahîm durur senün adun Rahîm'lığun bize didün
Mürşidlerün muştıladı lâ taknetu hitâb nedür

Bu işleri sen bilürsin sen virürsin sen alursın
Ne kim dilersen kılursın yâ bu soru hisâb nedür

Biz umaruz mürvetünden cümle iş senün katundan
Senün o rahmetünden bu bir avuç türâb nedür

Kün'i bir kezin söyledün her nesneyi var eyledün
Yine âhir bir söz ile anı kılmak harâb nedür

Kanı bu mülkün sultânı pes ten isen kanı cânı
Bu göz görmek diler anı bu merci ü meâb nedür

Yûnus bu göz anı görmez görenler hod haber virmez
Bu menzile akıl irmez bu koduğun serâb nedür

 

Hicâb: perde. Çün: mademki. Nikâb: yüz örtüsü, peçe. Eyitdün: söyledin. Yedhillâhu limen yeşâ: "Allah dilediğini doğru yola eriştirir" anlamına gelen ayet. Şerik: ortak. İ: ey. Levh: Levh-i mahfuz. Düzen: düzenleyen. Rahimdurur: Rahim’dir. Mürşid: irşad, eden, aydınlatan, yol gösteren. Muştıladı: müjdeledi. Lâ-taknetu: "Ümit kesmeyiniz" (39/53). Kim: ki. Hisâb: hesap. Mürvet: iyilikseverlik, cömertlik. Türâb: toprak. Kün: Allah’ın "Ol!" emri. Kanı: hani, nerede. Pes: öyle ise, imdi. Merci: dönülecek yer. Meâb: sığınılacak yer. Hod: kendi.