Yeni Tipografiden İsviçre Tarzına
1925-1965 (ve sonrasında) Almanya ve İsviçre’de modernist kitap tasarımı

 

Bu yazı 1925’ten 1965’e (ve sonrasına) kadar olan Alman-dilindeki modernist tipografik tasarımdan söz ediyor. Başlangıç tarihi neden 1925? Çünkü, Ekim 1925’te Alman basımevlerinin sektör dergisi "Typographische Mitteilungen", içerisinde Jan/İwan Tschichold, El Lissitzky, Laszlo Moholy-Nagy ve diğerlerinin manifestolarının yer aldığı “temel tipografi başlıklı bir özel sayı yayınladı.

Aynı yıl Tschichold, Büchergilde Gutenberg için ilk modernist kitabının tasarımını yaptı. Bu avant-gard tipograflar, modern mimarî ve soyut sanattan —özellikle de Rus konstrüktivizmi ve Hollanda de stijl’inden— etkilenen yeni bir “işlevselci” tarz yarattılar ve denelsel fütürist ve dada tipografisinin unsurlarını benimsediler. Kitaplar artık orta ve üst sınıflar için eski moda, deri kaplı statü sembolleri olmayacak, ama modern, dinamik, makine çağına uygun olacaktı — yani, asimetrik bir mizampajı olacaktı, tırnaksız yazıtipleri ve “nesnel” fotoğraflar veya fotomontajlar kullanılacaktı.

Bunu izleyen yıllarda Dessau’daki Bauhaus veya Münih’teki Meisterschule für Deutschlands Buchdrucker gibi yenilikçi okulların —ve Tschichold’un Die Neue Typographie adlı kitabının— Almanya’daki kitap tasarımı üzerinde önemli bir etkisi oldu.

Bu hareket Hitler’in iktidarı ele geçirdiği 1933’te beklenmedik bir şekilde sona erdi. Naziler modernist kültürü “anti-cermen” ve “yahudi-marxist” olmakla suçladılar. Önde gelen bir çok sanatçı, tasarımcı ve yayıncı ülkeyi terk etti. 1933 ve 1945 yılları arasında alman-dilinde yazılmış modernist kitaplar esas olarak İsviçre’de basılabildi.

Jan Tschichold, almanya ve İsviçre’de yeni bir tipografi kültürünün oluşmasında merkezî bir rol oynadı. 1933’te İsviçre’nin Basel şehrine göç etti ve burada 1935 yılında yine etki uyandıran yeni bir kitap yayınladı. Her ne kadar Tschichold’un kendisi çok geçmeden yeni-geleneksel tipografik tarza geçse de, İsviçre’nin yeni kuşak sanatçıları modernist gelenekte çalışmayı sürdürdüler. Bunlar arasında, her ikisi de çok üretken iki tasarımcı olan Richard Paul Lohse ve Max Bill de vardı.

1940’lara gelindiğinde sonradan “İsviçre tipografisi” olarak adlandırılacak olan şeyi geliştirmeye başladılar. Bu, 1920’lerin yeni tipografisi’ne dayalı, temiz, “işlenmiş” bir tarzdı. Kitap tasarımı yaparken —özellikle mimarî, teknoloji, bilim, toplum ve modern sanat üzerine yazılmış resimli kitaplarda— tırnaksız yazıtipleri, asimetrik mizampaj ve sayfa üzerinde resimleri ve metinleri organize ektmek üzere sistematik bir ızgara kullandılar. Izgaralar yoluyla sayfa düzenlemesi modern tipografik tasarıma belki de en “halis İsviçreli” katkıydı.

1950’ler itibariyle İsviçre kökenli yeni grafik tasarım uluslararası bir ün kazandı. Almanya’da Max Bill etkili HfG Ulm Tasarım Okulu'nun ilk yöneticisi oldu. Karl Gerstner, Josef Müller-Brockmann, Emil Ruder ve Armin Hofmann gibi tasarımcılar daha çok bilinmeye başladılar.

1960’ların ortalarına gelindiğinde İsviçreli yeni grafik tasarım hareketi artık zirvesinde değildi ve 1970’li yıllara gelindiğinde post-modern çoğulculuk/eklektisizm ivme kazanmaya başladı. Ne var ki modernist gelenek bir tarz olarak diğerleri arasında varlığını sürdürüyor. Aynı şekilde, varlığını kitap tasarımında da sürdürüyor.