Eskiden 68,000 kilometrekarelik büyüklüğüyle dünyanın dördüncü büyük gölü olan Aral, gölü besleyen akarsuların yataklarının Sovyetler Birliği sulama projeleri için değiştirilmesinden sonra, 1960'lardan beri küçülmeyi sürdürüyor. Göl 2007 yılında eski büyüklüğünün yüzde 10'na kadar küçülerek, dört göle ayrıldı.

 

 

Bölgenin bir zamanlar zengin balıkçılık endüstrisi bugün büyük ölçüde yok olurken, beraberinde işsizlik ve ekonomik sıkıntılar getirdi. Aral Denizi bölgesi öte yandan aşırı derecede kirlenmiş bulunuyor ve bu da halk sağlığını ciddi olarak etkileyen sağlık sorunlarına neden oluyor. Denizin suyunun çekilmesi aynı zamanda bölgesel iklim değişikliğine de neden oldu. Artık yazlar daha sıcak ve kuru, kışlarsa daha soğuk ve daha uzun geçiyor.

Şu sıralarda Kazakistan'da Kuzey Aral Denizi'ni kurtarma ve yeniden doldurma yönünde çabalar sürüyor. Bu yöndeki çabaların bir parçası olarak 2005 yılında bir baraj projesi tamamlandı. Bunun sonucunda, 2008 yılında bu göldeki su seviyesi 2007'deki en düşük seviyesinden 24 metreye yükseldi. Öte yandan göldeki tuzluluk oranı azalırken, balıkçılık yapmaya yetecek kadar sayıda balık yeniden bulunmaya başladı. Ne var ki, Güney Aral Denizi'nden geriye kalan kısmın durumu hâlâ umutsuz görünüyor.

Aral Denizi'ndeki suyun çekilmesi dünyadaki en kötü çevre felâketlerinden biri olarak kabul ediliyor.