Endülüs'teki 780 yıllık İslam hakimiyeti döneminde, Granada'ya bakan bir tepede inşa edilen Elhamra sarayı, İslam mimarisinin ulaştığı en yüksek noktalardan biri olarak kabul ediliyor.

Zaman içerisinde yeni eklentilerle büyüyen bir kale-saray olan Elhamra'nın inşasına 13. yüzyılda Muhammed bin Ahmer döneminde başlandı ve inşa çalışmaları 14. yüzyıldaki ardılları tarafından sürdürüldü. Sarayın en bilinen kısımları olan, odalarla çevrili avlular Mağribi kemer, sütun ve kubbe formlarının bir repertuarını sunuyor.

Girift bir yapıya sahip olan Elhamra Sarayı, birbiriyle bağlantılı sayısız odalar ve salonlar, bu mekanların arasında yer alan avlular, ferahlatıcı yeşil alanlar, fıskiyeli havuzlar, akar çeşmeler ve bahçelerden oluşmaktadır. Tüm bu mekanlar belli bir ahenk içinde dizilmiş, rahatsız edici olmayan geçişlerle birbirine bağlanmış bir düzene sahiptir. Saray, doğal çevreye uyumunun yanısıra, yaşanan mekan ile su ve yeşili belli bir ahenk içinde buluşturabilmesi ile de dikkat çekmektedir.

Granada'nın 1492 yılında düşüşünden sonra 5. Carlos Sarayı'nın yapımı için Elhamra'nın bir kısmı yıkılmıştır. bilinmektedir. Uzun süre bakımsız kalan sarayda 19. yüzyıl sonunda restorasyon çalışmaları başlamış ve bu çalışmalar 20. yüzyılda hız kazanarak sürmüştür. Bu şekilde saray eski ihtişamına yavaş yavaş kavuşmuştur.