Bursa'daki en büyük cami olan Ulu Cami, erken dönem Osmanlı mimarisinde bir dönüm noktası oluşturuyor. Selçuklu mimarisinden bir çok unsuru barındıran bu caminin yapımına Sultan I. Bayezid'in emriyle başlandı. Caminin tasarımı ve inşası mimar Ali Neccar tarafından yapıldı. Dört yıl süren inşaat 1400 yılında tamamlandı.

Büyük ve dörtgen bir bina olan Ulu Cami'nin toplam yirmi kubbesi var. Bu kubbeler, her sırada beş tane olmak üzere dört sıra halinde düzenlenmiş. Ve bu kubbeler, oniki büyük sütunla destekleniyor. Caminin iki minaresi bulunuyor.

Caminin içerisinde dönemin ünlü hattatlarının yazdığı 192 adet büyük duvar yazıları yer alıyor. Yine caminin içerisinde insanların namazdan önce abdest alabilecekleri bir şadırvan var. Şadırvanın üzerindeki tavan penceresinden içeriye yumuşak, dingin bir ışık süzülmekte, bu da büyük caminin aydınlatılmasında önemli bir rol oynamaktadır.

Loş bir şekilde aydınlatılmış olan iç mekân huzur veren ve tefekküre uygun bir şekilde tasarlanmıştır. Çok sayıdaki kubbe ve sütunların oluşturduğu mekân bölümlenmeleri bir mahremiyet duygusu yaratmaktadır. Bu atmosfer sonraki Osmanlı camileriyle karşıtlık içerisindedir. İstanbul'un 1453 yılında fethinden sonra yapılan camiler bir altıncı yüzyıl Bizans bazilikası olan Aya Sofya'nın tasarımından etkilenmişlerdir. Bu şekilde merkezî büyük bir kubbesi bulunan yüksek camiler yapmaya başlamışlardır.