Bir Roma şehri olan Efes'teki Celsus Kütüphanesi antik dünyanın en büyük kütüphanelerinden biriydi ve içerisinde 12 bin ila 15 bin arasında rulo bulunduruyordu. Romalı mimar Vitruoya'nın tasarımını yaptığı kütüphane Romalı senatör, Asya Bölgesi Genel Valisi ve büyük kitap aşığı Celsus Polemeanus'un anısına inşa edildi. Celsus'un oğlu Julius Aquila kütüphanenin yapımına M.S. 110'de başladı. Kütüphane M.S. 135'de Julius Aquila'nın ardılları tarafından tamamlandı. Celsus zeminin altına, mermer bir lahitin içindeki kurşun bir sandığın içine gömüldü.

Celsus Kütüphanesi sadece boyutları ve güzelliğiyle değil, ama aynı zamanda da zeki ve kullanışlı tasarımıyla da dikkate değer bir yapı. Kütüphane, varolan binalar arasında küçük bir parsel üzerine inşa edilmiş olsa da kütüphanenin tasarımı anıtsal bir boyut etkisi uyandırıyor.

Kütüphanenin girişinde 21 metre genişliğinde bir avlu mermerle döşenmiş. Dokuz geniş mermer basamak iki katlı galeriye çıkıyor. Yuvarlak ve üçgen alınlıklar iki katlı çift sütunlarla destekleniyor. Ortadaki sütunlar kenardaki sütunlara göre daha büyük sütun başlarına kirişlere sahip. Bu da sütunların birbirlerine gerçekte olduğundan daha uzak oldukları yanılsamasını uyandırıyor. Bu etkiyi artırmak üzere sütunların altındaki sütun tabanı, kenarlara doğru hafifçe aşağı sarkıyor.

Merdivenlerin herbir tarafında Yunanca ve Latince yazılar Celsus'un yaşamını anlatıyor.Dış duvar boyunca yer alan dört girintide dört kadın heykeli bulunuyor. Bu heykeller hikmet (sophia), bilgi (episteme), akıl (ennoia) ve erdem'i (arete) simgeliyor. Bu heykellerin asılları kazı sırasında Viyana'ya götürüldü.

Celsus Kütüphanesi sadece güzellik için tasarlanmadı; özellikle kitapların korunması için planlanıp düzenlendi. Ana galerinin bir koridorla ayrılmış iki duvarı bulunuyordu. Rulo halindeki elyazmaları iç duvarlar boyunca yer alan kare nişlerde saklanıyordu. İç ve dış duvarlar arasındaki boşluk parşömenleri ve papirüsleri rutubetten ve böceklerden koruyordu. Bu boşluktaki dar yürüme yolu üst kata çıkıyordu.

İki katlı galeri kapı süslemeleri ve oymalarla epey süslenmişti. Zemin ve duvarlar renkli mermerle kaplanmıştı. Alçak İyon sütunları okuma masalarını destekliyordu.

Kütüphanenin içi M.S. 262'deki Got istilası sırasında yandı ve onuncu yüzyılda yaşanan bir depremde kütüphanen ön cephesi yıkıldı. Bufün gördüğümüz bina Avusturya Arkeoloji Enstitüsü tarafından restore edildi.