Konstrüktivizm terimi 1920'li yılların başlarında iç savaş sonrası Sovyetler Birliği'nde yaşayan toplumcu düşünceleri olan bir grup sanatçı tarafından türetildi. Konstrüktivistler sanatın devrimci bir amacı olması ve bilimle modern teknolojiye dayalı yeni bir komünist toplumun "inşa"sına katkıda bulunması gerektiğini düşünen genç sanatçılardı.

Kübizmin ve Fütürizmin avangard biçimlerini benimseyen Konstrüktivistler, devrim için, Sovyetler Birliği'nde 1924'ten 1933'e kadar egemen tarz haline gelen yeni bir "ajitatif" dil yarattılar. Posterlerinde fotoğraf ilk kez bir grafik tasarım unsuru olarak yer aldı. Sert sloganlar, belirgin yazıtipleri ve dinamik çapraz kompozisyonlar posterlerinin belirgin unsurlarını oluşturuyordu. Bu tarzın öncüleri reklâmcılık alanında Alexander Rodchenko ve Vladimir Mayakovsky ikilisi, film posterlerinde ise Stenberg Kardeşler'di. Gustav Klutsis ve karısı Valentina Kulagina bu dili 1928-1933 yıllarındaki İlk Beş Yıllık Plan'a taşıdılar ve Stalin'in ve başarılarının destansı imgelerini güçlü kompozisyonlar halinde yarattılar.

Konstrüktivizm tarz olarak yerini Toplumcu Gerçekçilik'e bıraktı. Toplumcu Gerçekçilik Stalin'in Otuzlu yıllardan itibaren tercih etmeye başladığı daha az dramatik ve grafik bir yaklaşımdı.

Konstrüktivistlerin tasarım mirası Batı Avrupa'ya, yirmili yıllarda çokça seyahat eden El Lissitsky tarafından getirildi. Lissitsky, Bauhaus ve sonrasındaki rasyonel modern estetiğin gelişiminde merkezî bir rol oynadı.