Geç dönem Viktoryen ressamların en büyüklerinden biri olarak kabul edilen İngiliz ressam Herbert Draper (1864-1920) 1890'larda yaptığı popüler ve başarılı mitolojik resimlerle hızla ün kazandı.

Sanatçının yapıtlarının tipik bir örneği olan yukarıda gördüğünüz Yaz Denizleri'nde Herbert Draper'in bir çizimci ve basmacı olarak teknik yetenekleriyle duyumsal bir mitoloji anlayışını bir araya geldiği görülüyor. Her ne kadar resimde görülen iki çıplak kadın onun resimlerinde görmeye alıştığımız peri kızları ve baştan çıkartıcı sirenlerden ziyade olağan kadınlara benzese de, bu iki figür Yunan ve Roma klasisizmine ait antik imgeleri çağrıştırıyor.

Herbert Draper'in yapıtlarındaki ana tema kadınlar ve su arasındaki ilişkidir ve en başarılı resimlerinin hemen hepsi çıplak kadınları deniz veya ırmak kıyısında resmeder. Cinsellik, doğurganlık ve tehlike arasındaki ilişki su ile edebiyat ve mitolojinin kadın baştan çıkarıcıları arasında kuruldu. Simon Toll'un belirttiği gibi, mitolojide her zaman en iyisi su kıyısında karşılaşılan kadının baştan çıkarmasından kaçınmaktır. Çünkü bu kadınlar değişmez bir şekilde su elementinin soğuk, yutucu tabiatını edinmişlerdir. Ne var ki iki tür deniz perisi vardır: siren ve ondin. Sirenler tehlikeli ve acımasız oldukları halde ondinler okyanusun neşeli ve cezbedici ruhudur. Draper yapıtlarında bu iki tematik akıntı arasında gidip gelmiş ve hem tehlikeli hem de aşkla dolu deniz perilerini resmetmiştir.


Künye: Herbert James Draper (1864-1920), Yaz Denizleri, 1910, tuval üzerine yağlıboya, 127 x 76 cm, özel koleksiyon.