Deniz Kıyısındaki Keşiş hiç kuşkusuz Caspar David Friedrich'in (1774–1840) tabloları arasında bir başyapıt ve bütün bir Alman Romantisizmi içerisindeki en cesur resim.

Resimde küçük bir insan figürü üç yatay renk kuşağıyla bölünmüş bir doğal manzaranın karşısında duruyor. Resmin kompozisyonu bütün gelenekleri yıkıyor. Resimde herhangi bir perspektif derinliği bulunmuyor. Resmin alt tarafında beyazımsı kum tepecikleri sola doğru geniş bir açıyla yükselen ince bir kıyı şeridi oluşturuyor. Kum tepeciklerinin en yüksek noktasında ise arkadan görülen siyah giysili küçük insan figürü resimdeki tek dikey figürü oluşturuyor. Resimde başka bir nesne görülmüyor; Friedrich'in adamın iki yanında yapmayı tasarladığı iki teknenin ise üstünü sonradan boyadığı biliniyor.

Denizin kasvet veren karanlık kuşağı son derece düşük bir ufukla bitişiyor. Tuvalin altıda beşi bulutlu göğün dağınık yapısına ayrılmış. Bütün hatlar tablonun dışına doğru yönlendiği için sonsuzluk resmin gerçek konusu haline geliyor. Kendi küçüklüğünün farkında olan adam, bir elini çenesine dayamış halde evrenin heybeti üzerine tefekkür ediyor.

Bu resmin 1810 yılında Prusya Kraliyet Prensi tarafından satın alınması şaşkınlık yarattı, çünkü resim başlangıçta şaşkınlıkla karşılanmıştı. Caspar David Friedrich'in önceki resimlerine hayran olan Marie von Kügelgen 1809'da gördüğü bu resmi şöyle betimlemişti:

"Gökyüzünün sonsuz genişliği ... buna karşılık ne bir rüzgâr, ne bir Ay, ne de bir fırtına var — gerçekte bir fırtına biraz teselli verici olurdu çünkü hiç değilse resmin bir yerlerinde hayat ve hareket görülebilirdi. Sonsuz denizde ne bir tekne, ne bir gemi, ne de bir deniz canavarı var. Ve kumların üzerinde tek bir sap ot bile yok, sadece birkaç martı havada uçuyor ve yalnızlığı daha da umarsız ve dehşet verici bir hale getiriyor."


Künye: Caspar David Friedrich (1774–1840), Deniz Kıyısındaki Keşiş, 1809, tuval üzerine yağlıboya, 110 × 171 cm, Nationalgalerie, Berlin, Almanya.