Robert M. Pirsig
“Bir fabrikayı yıkmak ya da bir hükümete karşı ayaklanmak, nedenlerden çok sonuçlara saldırmaktır. Ve bu saldırı yalnızca sonuçlara olduğu sürece değişim mümkün değildir. Doğru sistem, gerçek sistem, bizim mevcut sistematik düşünce yapısının, rasyonalitenin kendisidir ve eğer bir fabrika yıkıldıysa ama onu üreten rasyonalite yerinde bırakıldıysa, bu rasyonalite daha sonra yeni bir fabrika üretecektir. Eğer bir devrim sistematik bir yönetimi yıktıysa fakat o yönetimi yaratan düşünce kalıplarını olduğu gibi bıraktıysa, o kalıplar daha sonraki yönetimlerde kendini tekrarlayacaktır.”

 

Jean Jacques Rousseau
“Bir toprak parçasının etrafını çitle çevirip 'burası bana aittir' diyebilen, buna inanacak kadar saf insanlar bulabilen ilk insan, uygar toplumun gerçek kurucusu oldu. Bu sınır kazıklarını söküp atacak ya da hendeği dolduracak, meyvelerin herkese ait olduğunu, toprağın ise kimsenin olmadığını haykıracak olan insan, insan türünü nice suçlardan, nice savaşlardan, nice cinayetlerden, nice yoksulluklardan ve nice korkunç olaylardan esirgemiş olurdu.”

 

Luis Buñuel
“Teknik benim için bir problem değildir. Yapmacık çekimler beni dehşete düşürür ve alışılmadık açılardan nefret ederim. Bazen kameramanımla birlikte çok zekice olduğunu düşündüğümüz bir perspektif tasarlayıp her şeyi son ayrıntısına kadar düzenleriz. Ve sonra, sıra çekime gelince, kahkahayı patlatırız ve bütün planı bir kenara atıp, hiçbir özel kamera efekti olmaksızın, öylece çekimi yapıveririz.”

Mevlana Celaleddin Rumi
“Daha yakın gel, daha yakın. Madem ki sen bensin, ben de sen, niyedir bu senlik-benlik? Biz Tanrı'nın ışığıyız, Tanrı'nın aynası. Işık ışıktan ne diye kaçar böyle? Hepimiz bir tek kişiyiz, bir tek. Ne diye böyle şaşı olmuşuz? Haydi şu benlikten kurtul, herkesle birleş. Kendinle kaldıkça bir damlasın, herkesle birleşirsen bir okyanus...”

 

Karl Marx
“Kapitalizm insan ile insan arasında kupkuru çıkar dışında, duygusuz ‘nakit ödeme’ dışında hiçbir bağ bırakmamıştır. Dindar esrikliğin kutsal ürpertilerini de, şövalyece ulvî heyecanları da bencil hesapçılığın buz gibi suyunda boğmuştur. Kişisel saygınlığı değişim değerine indirgemiş, özgürlüklerin tümünün yerine tek bir özgürlüğü, vicdansız ticaret özgürlüğünü koymuştur.”

 

Stefan Zweig
“Ancak savaşların, zorbalığın, tiranca ideolojilerin... bireysel özgürlüğü tehdit ettiği bir zaman dilimini kendi sarsılmış ruhunda yaşamak zorunda kalmış olan kişi, sürü kudurmuşluğunun egemenliğindeki böyle zamanlarda insanın iç dünyasının en derin noktasında yatan benliğine sadık kalabilmesinin ne büyük bir cesaret, dürüstlük ve kararlılık gerektirdiğini bilebilir. Yalnızca böyle bir insan, dünyada bir kitlesel yıkımın ortasında kendi manevi ve ahlaki bağımsızlığını lekesiz koruyabilmekten daha güç bir şey olamayacağını bilir.”

 

Dalay Lama
“Beni en çok şaşırtan şey insandır. Para kazanmak için sağlığını feda eder. Sonra sağlığına yeniden kavuşmak için parasını saçar savurur. Geleceği için o kadar endişelidir ki şu anın keyfini çıkaramaz; sonuçta gelecekte de şimdide de yaşamaz. Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşar ve gerçekte hiç yaşamamış olarak ölür.”

 

Murray Bookchin

“İnsanlık ile doğa arasındaki çatışma insan ile insan arasındaki çatışmanın bir uzantısıdır. Ekoloji hareketi, tüm yönleriyle tahakküm sorununu kucaklayamadığı müddetçe, zamanımızın ekolojik krizinin kökenindeki sebeplerin ortadan kaldırılmasına yönelik hiçbir katkıda bulunmayacaktır. Eğer ekoloji hareketi, genişletilmiş bir devrim kavramının gerekliliği ile radikal bir şekilde uğraşmaksızın, sadece kirlilik ve vahşi hayatı koruma kontrollerindeki reformizme —sadece 'çevrecilik'e— bağlı kalırsa, mevcut doğal ve beşeri sömürü sisteminin güvenlik sübabı olarak hizmet edecektir.”

Isaiah Berlin
“Hiçbir şey bireylere ya da gruplara (kavimlere, devletlere, milletlere veya kiliselere) tek hakikate sahip oldukları inancından daha büyük zarar veremez: Özellikle nasıl yaşanacağına, ne olunacağına ve ne yapılacağına dair tek hakikate sahip olduğuna inananlara göre farklı olanlar hain ya da delidir; ya kısıtlanmaları ya da bastırılmaları gerekmektedir. Sadece kendinin haklı olduğunu, hakikati gören sihirli bir göze sahip olduğunu ve sana katılmayan diğerlerinin haksız olduğunu düşünmek korkunç ve tehlikeli bir kibirdir.”

 

Theodor Adorno
“İnsanlar özgürlük kavramını öylesine kılıfına uydurmuşlardır ki, bu kavram nihayetinde güçlü ve zengin tarafından zayıf ve yoksulun elinde kalan ne varsa onları da alma hakkına indirgenir.”

 

Wassily Kandinsky
“Kulağını müziğe ver, gözlerini resme aç ve... düşünmeyi bir kenara bırak! Sadece kendine, bu eserin seni önceden bilmediğin bir dünyaya götürüp götüremediğini sor. Eğer cevabın evetse, daha ne istiyorsun?”

 

Leo Tolstoy
“Özgür düşünceli insanlar zihinlerini önyargısızca ve kendi âdetleri, ayrıcalıkları veya inanışlarına ters düşen şeyleri anlamaktan korkmaksızın kullanmaya hazır olanlardır. Bu yaygın olmayan bir zihinsel durumdur ama doğru düşünme için vazgeçilmezdir. Özgür düşüncenin olmadığı bir tartışma bırakın yararsız olmayı, bundan daha da kötüsüne meyillidir.”

 

Albert Einstein
“Bir insan evren dediğimiz bütünün zaman ve mekânla sınırlı bir parçasıdır. Kendini, düşüncelerini ve duygularını diğerlerinden farklıymış gibi yaşantılar ve bu, bilincinin bir tür göz aldanmasıdır. Bu aldanma bizler için bir hapishanedir ve kişisel arzularımızı ve sevgimizi en yakınımızdaki birkaç kişiyle sınırlandırmamıza sebep olur. Yapmamız gereken şey, merhamet dairemizi, varolan her şeyi ve kendi güzelliği içerisindeki bütün doğayı içine alacak şekilde genişleterek kendimizi bu hapishaneden kurtarmaktır.”

Arundhati Roy
“Her halkın, her topluluğun bir direniş kültürüne, iktidara zorluk çıkarıp ona itaat etmeme kültürüne ihtiyacı var. Devlet aygıtını yöneten ister kapitalist, ister komünist, ister sosyalist, ister Gandhiciler, kim olursa olsun, onlar tarafından iktidarın kaçınılmaz olarak kötüye kullanımına karşı durmanın tek yolu bu.”

 

Eduardo Galeano
“Bilmesek de, istemesek de geçmiş zaman şimdiki zamanın içinde bütün canlılığıyla tik-taklarına devam eder... Ama bugün, hatırlama hakkını canlandırmak ve hayata geçirmek hiçbir zaman olmadığı kadar gerekli: Geçmişi tekrarlamak değil, tekrarlanmasını önlemek için, aptallığın ya da talihsizliğin sürekli yankısına mahkûm olmayan seslerle konuşabilmek için...”

 

Albert Camus
“Şu son yıllarda gördüklerimiz bizde bir şeyi kırdı. Bu şey, insanın güvenidir; o güven ki, insanlığın dilini konuştuk mu bir başkasından insanca karşılık göreceğimize inandırırdı bizi. Gözlerimizin önünde yalan söylediler, insanı küçülttüler, öldürdüler, sürdüler, işkencelere soktular. Ve hiç bir kez, bunu yapanlar, yaptıklarının kötü olduğuna inandırılamadı. Çünkü, kendilerine güveniyorlardı. Çünkü, soyut bir kafa, yani bir ideolojinin adamı başka bir şeye inandırılamaz.”

 

Anjelika Balabanov
“Kocalarınız nerede, erkek kardeşleriniz, oğullarınız? Dünyaya getirdiğimiz bütün bu insanlar neden birbirlerini yok etsinler? Bu kanlı kâbustan çıkarı olanlar kim? Sadece savaştan kazançlı çıkan küçük bir azınlık... Erkekler ağızlarını açamadığına göre, konuşması gereken siz kadınlarsınız... Savaşan ülkelerin emekçi kadınları, birleşin!”

 

Kurt Vonnegut
“Modern zamanlardaki birkaç iyi şeyden biri şudur: Eğer televizyonda feci bir şekilde ölecek olursanız, boşuna ölmüş olmazsınız. Bizi eğlendirmiş olursunuz.”

Lao-Tse
“Eğer her şeyin değiştiğini farkedecek olursan, tutunmaya çalışacağın bir şey kalmaz. Eğer ölmekten korkmuyorsan, erişemeyeceğin hiçbir şey yoktur.”

 

John Swinton, The New York Tribune'ün 1880'lerdeki editörü meslektaşlarına hitaben konuşuyor

“Amerika'da ücra kasabalarda olmadıkça bağımsız basın diye bir şey yoktur. Bunu siz de biliyorsunuz, ben de biliyorum. İçinizden hiçbiri kendi gerçek düşüncelerini yazmaya cesaret edemez, etseniz bile baştan bilirsiniz ki bu yazdıklarınız asla basılmayacaktır.

Bana, samimi düşüncelerimi çalıştığım gazeteye yazmamam için haftada 150 dolar veriyorlar — sizlerin durumu da aşağı yukarı benimkiyle aynı. Ve gerçek düşüncelerinizi yazma ahmaklığını yapacak olursanız sokaklarda kendinize başka bir iş ararsınız. New York gazetecilerinin işi hakikati ortadan kaldırmak, dobra dobra yalan söylemek, saptırmak, iftira etmek, yaltaklanmak ve günlük ekmeği uğruna halkını ve ülkesini satmaktır.

"Bağımsız Basın" kutlaması yapmanın ne büyük bir budalalık olduğunu siz de biliyorsunuz, ben de biliyorum. Bizler sahne arkasındaki zenginlerin oyuncakları ve kullarıyız. Bizler hoplayıp zıplayan kuklalarız; iplerimizi çekiyorlar ve bizler de oynuyoruz. Yeteneklerimiz, imkânlarımız ve hayatlarımız başka insanların elinde. Bizler entellektüel fahişeleriz.

 

Edward Abbey
“Anarşizm romantik bir masal değildir; tersine, beşbin yıllık tecrübeyle sabit olarak yaşamlarımızın idaresini krallara, rahiplere, politikacılara ve generallere emanet edemeyeceğimizin makul farkındalığıdır.”

 

Abraham Lincoln
“Koyun, kendisini kurdun dişleri arasından kurtaran çobana, özgürlüğe kavuşturucu olarak teşekkür eder. Ama bu aynı eylemden dolayı kurt çobanı özgürlüğü ortadan kaldırmakla suçlar. Koyunla kurdun özgürlüğün tanımı üzerinde anlaşamadıkları açıktır. Ve aynı anlaşmazlık bugün insanlar arasında da sürmektedir.”

 

Nehru, bağımsız Hindistan'ın ilk Başbakanı

“İngiliz yönetimi altındaki temel saik korkuydu; her yere sinmiş, baskıcı, boğucu bir korku... Ordu korkusu, polis korkusu, her yerde gözü, kulağı olan gizli servis korkusu, memur korkusu; baskıcı yasalardan ve hapsedilmekten duyulan korku, toprak ağalarına, simsarlara karşı duyulan korku, her zaman ensenizde hissettiğiniz işsizlikten ve aç kalmaktan duyulan korku... İşte bu her yere sirayet etmiş korkuya karşı Gandhi’nin sessiz ve azimli sesi yükseldi: Korkmayın.”

Neil Postman

“Şunu söylemeliyim ki, televizyon haber bültenlerinin sürrealist yapısında bir anti-iletişim teorisi gizlidir. Bu teori, mantığı, aklı, ardışıklığı ve çelişki kurallarını hiçe sayan bir söylem türü içerir. Estetikte bu teoriye Dadaizm denir. Felsefede nihilizm adı verilir. Psikiyatride buna verilen ad ise şizofrenidir. Ve tiyatro dilinde bu, vodvil, yani kaba güldürü olarak bilinir.”

 

Arthur Koestler

“Alışkanlık, yaratıcılığın yadsınması ve özgürlüğün değillenmesidir; kişinin kendi kendine giydiği ve farkına varmadığı bir deli gömleğidir.”

 

George Orwell

“Çağımızda ‘politikanın dışında kalmak’ diye bir şey yoktur. Bütün meseleler politiktir ve politikanın kendisi bir yalanlar, kaytarmalar, ahmaklık, nefret ve şizofreni yığınıdır.”

 

Hannah Arendt

“Totaliteryanizm insanları hiçbir zaman sadece dışarıdan, yani devlet ve şiddet mekanizması yoluyla yönetmekle yetinmez; bir baskı aracı olarak kullandığı ideolojisinin oynadığı rol sayesinde totaliteryanizm insanlara içeriden egemen olma ve onları içeriden terörize etme yolunu bulmuştur.”

 

Gaius Julius Sezar

“İnsanları vatanperver şevke getirmek için savaş davulları çalan liderden sakının. Gerçekte vatanperverlik iki ucu keskin bir kılıçtır. İnsanı galeyana getirir ve aklı dumura uğratır. Savaş davullarının ateşli bir şekilde gümbürdemesi ve kanın nefretle akmaya başlamasıyla basiret ortadan kalkacak olursa, lider vatandaşların haklarını yok saymak zorunda kalmayacaktır. Çünkü korkuyla avlanan ve vatanperverlikle körleşen vatandaşlar bütün haklarını lidere devredeceklerdir, hem de seve isteye… Bunu nasıl mı biliyorum? Biliyorum, çünkü bu benim yaptığım şey. Ve ben Gaius Julius Sezar’ım...”

Alexander Soljenitsin

“Savaş hali sadece ülke içindeki zorbalığın mazereti olmaya hizmet eder.

 

Allan Uthman

Basının yaptığı şey duymak istediğinizi bildiği yalanlar söylemektir. Basın, okuyucularının ya da izleyicilerinin neye inandığını kestirebilir ve onların egolarına yaltaklanarak ve onlara akıllı olduklarını anlatarak cebini doldurabilir. Yalan söylerler ve izleyicilere haklı olduklarını anlatırlar ve zihninizi hiçbir konuda değiştirmeye kalkışmazlar. Ve izleyici, övgüler düzerek ve bu tatlı yalanları duymak için para ödeyerek onları ödüllendirir.

 

Paul Craig Roberts, 2009

Filistinlilerin İsrail'e karşı oluşturdukları tehdit, en fazla Varşova Gettosundaki Yahudilerin Nazi Devletine karşı oluşturdukları tehdit kadardır. Ama Amerika'nın her yerinde –Kongre'de, yönetimde, medyada, üniversitelerde, evangelist Hıristiyan kurumlarında– İsrail'in Filistinli teröristler tarafından yok edilmesine ramak kaldığı inancı vardır. İsrail lobisi tarafından dikkatli bir şekilde beslenen bu cehalet, soykırımsal saldırganlığı nefsi müdafaa gibi görür.

 

Paul D’Amato

“Hiçbir egemen sınıf iktidarını kendinden aşağıdaki sınıfa seve isteye bırakmaz. Tam tersine, ezilen kesimin, kendi iktidarına artık hiçbir şekilde rıza göstermeyeceğini hissettiğinde polis, ordu ve paramiliter çeteler yoluyla her türlü şiddete başvurmaya hazırdır.

 

Kalle Lasn

“Ekonominin şu temel ilkesini ihlâl ederek zenginleştik: sermayeni satıp buna ‘gelir’ dememelisin... Son 40 yıl boyunca ormanları kestik, ırmaklar ve okyanuslardaki balıkları, nesillerini tükenmenin eşiğine getirecek kadar avladık ve sanki sonsuz bir kaynağa sahipmişçesine yeraltından petrol çıkardık. Gezegenimizin doğal sermayesini sattık ve buna ‘gelir’ dedik. Ve şimdi yeryüzü tıpkı ekonomi gibi soyulup soğana çevrilmiş durumda.”

Noam Chomsky

“İyi işleyen bir beyin yıkama sisteminin yapması gereken çeşitli şeyler vardır ve bunlardan bazıları oldukça inceliklidir. Bu beyin yıkama sisteminin hedeflerinden biri ahmak ve cahil kitlelerdir: Duygusal olarak etkili aşırı-basitleştirmelerle aklı çelinmiş, marjinalleştirilmiş ve yalıtılmış bir halde, öylece, yani ahmak ve cahil olarak kalmalıdırlar.”

 

Thomas Bernhard

“İnsanlık devasa bir devlettir, ondan, eğer doğruyu söyleyecek olursak, her uyandığımızda midemiz bulanır. Her insan gibi ben de uyandığımda midemi bulandıran bir devlette yaşıyorum. Bizdeki öğretmenler insanlara devleti öğretirler ama devletin tüm korkunçluğunu ve ürkütücülüğünü ve devletin tüm yalancılığını ve tüm bu korkunçluğun ve ürkütücülüğün ve yalancılığın devletin ta kendisi olduğunu öğretmezler.”

 

Sydney J. Harris

“Yurtseverlik ve milliyetçilik arasındaki fark şudur: yurtsever, ülkesinin yaptığı şeyden gurur duyarken, milliyetçi, ülkesi ne yaparsa yapsın ondan gurur duyan kişidir. Yurtseverlik tutumu bir sorumluluk duygusu yaratır. Milliyetçilik tutumunun yarattığı şey ise savaşı körükleyen kör bir kibirlenme duygusudur.”

 

Ronald Reagan - Birleşik Devletler'in 40. Başkanı

“Bu ülkenin büyüklüğü, geçmişimizdeki ahlâkî kötülükleri aşabilme yönündeki dirayetinden gelir. Örneğin, azınlık yurttaşların eşit haklar için yürüttükleri uzun mücadele bir zamanlar bölünme ve iç savaş sebebiyken, bugün artık bütün Amerikalılar için bir gurur kaynağıdır. Asla geri gitmemeliyiz. Bu ülkede ırkçılığa, anti-Semitizme veya etnik ve ırksal nefretin hiçbir türüne asla yer yoktur.”

 

John Donne

“Hiç kimse kendinden menkul bir ada değildir; herkes kıtanın bir parçasıdır, bütünün bir parçası; eğer deniz bir parça toprağı alıp götürse, Avrupa eksilmiş demektir, tıpkı sanki dağlık bir burun eksilmiş gibi, tıpkı sanki dostlarınızın ya da bizzat sizin bir malikâneniz eksilmiş gibi; her insanın ölümü beni tüketir, çünkü ben insanoğluna bağlıyım; ve o yüzden gönderme kimseyi çanlar kimin için çalıyor diye; onlar senin için çalıyor.”

John Pilger

“Küresel ekonomi modern bir Orwell’ci terimdir. Yüzeyine bakıldığında, anında finansal ticarettir, cep telefonlarıdır, McDonalds’tır, Starbucks’tır, internet üzerinden rezervasyonlarla yapılan tatillerdir. Bu cilânın altında ise yoksulluğun küreselleşmesi vardır. Burada çoğu insan hayatı boyunca bir kez bile telefonla konuşmamıştır ve günde 2 dolardan az parayla geçinmektedir. Ve yine burada her gün 6 bin çocuk içecek temiz su bulamadığı için ishalden ölmektedir.”

 

Alexander Berkman

“Terörizme bir kez başvurduğunda, devlet ister istemez halktan uzaklaşır. Devletin güvenliği adına, olağanüstü yetkiler verdiği insanlardan oluşan çevreyi mümkün olan minimum düzeye indirmek zorundadır. Ve böylece otoritenin paniği olarak adlandırılabilecek şey doğar. Diktatör, despot daima korkaktır. Her yerde devlete ihanet edildiğinden şüphelenir. Ve ne kadar çok dehşete kapılsa, gerçek tehlikeyi hayal ürünü tehlikeden ayıramayan ürkmüş hayal gücü o kadar vahşice ortalığı kırıp geçirir. Etrafa hoşnutsuzluk, düşmanlık ve nefret dedikoduları yayar. Bu istikameti seçen devlet, bunu sonuna kadar izlemeye mahkum olur.”

 

Mevlânâ Celaleddin-i Rumi
“Her şey üstüne gelip, seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde, sakın vazgeçme! Çünkü orası kaderinin değişeceği yerdir.”

 

Noam Chomsky

“Medya devlet iktidarıyla sıkı fıkı ilişkisini sürdürmek ister. Kendisine haber sızdırılsın, basın toplantılarına davet edilsin ister. Dışişleri Bakanı’yla bir arada olmayı, bu türden şeyleri ister. Bunları yapabilmek için oyunu oynamanız gerekir. Ve oyunu oynamak demek onların yalanlarına ortak olmak, onların dezenformasyon düzeneğine hizmet etmek demektir.”

 

Herbert Read, Şiir ve Anarşizm (1938)

“Var olan verimsiz sistem, onu herhangi bir muhalefete karşı korumak için yeterli gücü yığmış küçük bir azınlığın çıkarınadır. Bu güç muhtelif şekiller alsa da —altının gücü, geleneğin gücü, ataletin gücü, enformasyon kontrolü— esas olarak diğer insanları cehalet içinde tutmaya yönelik bir güçtür. Eğer kitlelerin bâtıl safdilliği sarsılacak olsaydı, eğer ekonomistlerin hayalî dogmalarının foyası meydana çıkarılabilseydi, eğer sorun işçiler ve köylüler tarafından tüm sadeliğiyle gerçekçi bir biçimde görülebilseydi, var olan ekonomik sistem bir gün daha hayatta kalamazdı.”

Edward Zehr

“Yozlaşmış bir politik düzenin propagandasını yapan sahtekâr, sinik, güdümlü bir medyanın yönlendirdiği sorumsuz, yüzeysel seçmenlerce denetleniyormuş gibi görünen bir politik sisteme tam olarak faşizm denemez ama bunu demokrasi olarak betimlemek de oldukça zordur.”

 

Taocu bilge Chuang Tzu

“Bebekler gün boyu gözlerini kırpmadan bakar dururlar, çünkü bakışlarını belirli şeyler üzerinde odaklaştırıp dikkatlerini yoğunlaştırmazlar. Nereye gittiklerini bilmeden gider, niye durduğunu bilmeden dururlar. Çevreleriyle kendilerini öylesine kaynaştırırlar ki çevreyle birlikte gider gelirler. İşte zihinsel sağlığın kuralları bunlardır.”

 

Howard Zinn

“Varolan topluma karşı eleştirel bir gözle dünyaya gelmedik. Ama yaşamlarımızda bir an geldi ki belli gerçekler önümüzde belirdi, bizi irkiltti ve yıllar boyunca aile önyargıları, ortodoks okul eğitimi, gazete, radyo ve televizyonun beyin yıkamaları yoluyla bilincimize kazınmış inançları sorgulamamıza neden oldu.”

 

Henry A. Wallace

“Bir faşist, para veya iktidar delisidir. Bu hırsı diğer ırklara, partilere, sınıflara, dinlere, kültürlere, bölgelere veya uluslara karşı büyük bir hoşgörüsüzlükle birleşerek, amacına ulaşabilmek için onu aldatmaca ve şiddet kullanımında acımasız hale getirir.”

 

Jacques Camatte, 1973

“Gösteriler, yürüyüşler, eylemler ve mitinglerin hiçbir yere götürmediği artık kabul edilmeye başlandı. Bayrak sallamak, afiş asmak, bildiri dağıtmak, polise saldırmak, bunların hepsi bir ritüeli —polisin her zaman yenilmez boyun eğdiriciler rolü oynadığı bir ritüeli— devam ettiren faaliyetler. Eski mücadele alanı —hem işyerlerinde, hem de sokaklarda— reddedilmeli. Yeni yaşam biçimlerinin yaratılmasına yönelik eşzamanlı bir hareket gerekiyor.”

Hermann Göering, Nazi Almanyasının önde gelen liderlerinden, savaş ve insanlık suçlusu

“Doğaldır ki sıradan insanlar savaş istemezler. Bu Rusya’da da, İngiltere’de de, Amerika’da da, Almanya’da da böyledir. Bununla birlikte politikayı belirleyenler ülkenin liderleridir. Ve insanları gütmek her zaman için basit bir iştir. İster bir demokrasi, ister bir faşist diktatörlük, isterse komünist bir diktatörlük olsun, böyledir bu. İnsanlar kolaylıkla liderlerin peşinden sürüklenebilir. Yapmanız gereken şey onlara saldırı altında olduklarını söylemek ve pasifistleri yurtseverlikten yoksunlukla ve ülkeyi tehlikeye atmakla suçlamaktır. Bu her ülkede aynı şekilde işe yarar.”

 

Martha Quinn, MTV'nin gelmiş geçmiş en iyi VJ’i

“Anne olmadan önce, MTV seyreden çocukları için endişelenen ana-babaların budala olduğunu düşünürdüm. Ama anne olduktan sonra, niye yaygara kopardıklarını anlıyorum artık!”

 

Michel Foucault

“Stratejik düşman faşizmdir... herbirimiz içerisindeki faşizm, kafalarımızın içerisindeki ve gündelik davranışlarımızdaki faşizm... iktidarı sevmemize, bize egemen olup bizi istismar eden bu şeyin tam da kendisini arzulamamıza neden olan faşizm....”

 

İgnazio Silone

“Faşizm, hiçbir zaman gerçekleşmemiş bir devrime karşı girişilen bir karşı-devrimdi.”

 

Aleksander Soljenitsin

“Acelecilik ve yüzeysellik 20. yüzyılın ruhsal hastalıklarıdır ve bu hastalıkların en çok görüldüğü yer basındır.”

Ferdinando Scianna

“Fotoğrafçı fotoğrafı yaratmaz. Sadece dünyaya küçük bir pencere açar ve onu yakalar. Sonra dünya kendini film üzerine yazar. Fotoğrafçının yaptığı şey yazmaktan daha çok okumaya yakındır. Dünyanın okuyucularıdır onlar.”

 

Mariyln Monroe

“Hollywood, bir öpücük için size bin dolar, ruhunuz içinse elli sent ödeyecekleri bir yerdir.”

 

Karl Marx

“Din, kalpsiz bir dünyanın kalbidir.”

 

Voltaire, İngilizler Hakkında Felsefi Mektuplar, 1728

“Londra borsasından içeriye bir girin. Orada her milletin, insanlığın yararı için toplanmış temsilcilerini göreceksiniz. Orada Yahudisi, Müslümanı ve Hıristiyanı birbirlerine hep aynı dindenmiş gibi davranır ve sadece iflâs edenlere kâfir derler.”

 

Murray Bookchin

“Kapitalist pazar ekonomisinde “büyümenin sınırları”ndan söz etmek, savaşçı bir toplumda savaşın sınırlarından söz etmek kadar anlamsızdır. Nasıl ki bir insan nefes alıp vermemeye ikna edilemezse, aynı şekilde kapitalizm de büyümeyi sınırlandırmaya ikna edilemez. Kapitalizmi “yeşillendirme”, onu “ekolojik hale getirme” çabaları, bu sistem sonsuz büyüme sistemi olduğu için boşa gidiyor.”

Johann Wolfgang Von Goethe

“Bilim ve sanat bütün bir dünyaya aittir. Ve onların önünde milliyet bariyerleri yok olur .”

 

Abraham Lincoln

“Halkın bir kısmını hep aldatabilirsiniz. Ve bütün halkı bir süreliğine aldatabilirsiniz. Ama bütün halkı hep aldatamazsınız.”

 

Simone Weil

“Hücreleri bitişik olan iki mahkûm birbirleriyle duvarı tıklayarak iletişim kurar. Duvar onları ayıran şeydir ama aynı zamanda da onların iletişim vasıtasıdır. Tanrı’yla aramızdaki durum da böyledir. Her ayrılık bir bağlantıdır.”

 

General William Tecumseh Sherman

“Daha çok kan, daha çok intikam, daha çok yıkım için bağıranlar hayatlarında bir kez olsun ateş etmemiş ve yaralıların feryatlarını ve iniltilerini duymamış olanlardır. Savaş cehennemdir.”

 

George Orwell, “Politics and the English Language”, 1946

“Muhafazakârlardan anarşistlere kadar bütün çeşitlemeleri için geçerli olmak üzere politik dil, yalanları doğru ve cinayeti saygıdeğer kılmak üzere düzenlenmiştir.”

John Emerich Edward Dalberg-Acton

“İktidar birkaç kişinin elinde toplandığında, hemen her zaman haydut kafalı adamlar kontrolü ele geçirir. Bu, tarih boyunca hep böyle olmuştur. Her güç yolsuzluğa sebep olur; mutlak güç, mutlak bir şekilde yolsuzluğa sebep olur.”

 

Urbánek Zdeněk, Komünist dönemin muhalif Çekoslovakyalı edebiyatçılarından

“Bir açıdan bakıldığında, bizim gibi diktatörlüklerde yaşamış olanlar, Batı'dakilerden daha şanslı. Biz gazetede okuduğumuz, televizyonda seyrettiğimiz hiçbir şeye inanmıyoruz, çünkü biliyoruz ki bunlar propaganda ve yalandan başka bir şey değildir. Batı'dakilerin tersine bizler propagandanın arkasına bakmayı ve satır aralarını okumayı öğrendik. Gerçek doğrunun iktidar için hep yıkıcı nitelikte olduğunu biliyoruz.”

 

Bertrand Russell

“Dünyanın asıl problemi, ahmaklar ve fanatikler her zaman için kendilerinden çok emin iken, buna karşılık, daha aklıbaşında insanların hep şüphelerle dolu olmaları.”

 

Mahatma Ghandi

“Size şiddeti öğretemem, çünkü şiddete inanmıyorum. Size öğretebileceğim tek şey, hayatınız pahasına da olsa hiç kimse karşısında boyun eğmemeniz.”

 

Herman Hesse

“Kişiliğiniz, içine kapatıldığınız bir hapishanedir.”

 

Arundhati Roy

“Haber imal etme çağındayız. Yakında, medyadaki haber büroları numara yapmayı bırakıp, gazeteciler yerine tiyatro yönetmenlerini işe almaya başlayacaklar.”

 

Jorge Luis Borges

“Zaman beni sürükleyen bir nehir, ama nehir benim. Zaman beni yok eden bir kaplan, ama kaplan benim. Zaman beni tüketen bir ateş, ama ateş benim. Evren, ne yazık ki gerçek, Ve ben, ne yazık ki Borges’im.”

 

Buda

“Gelin ve şu dünyaya bakın. Bu dünya aptal kişilerin içine battığı gözboyayıcı büyük bir araba gibidir. Bilge kişi bu arabaya tutsak değildir.”

 

Friedrich Nietzsche

“Uygarlık tarafından yokedilme tehlikesiyle karşı karşıya olan bir uygarlık çağını yaşıyoruz.”

 

Laura Branigan

“Sahnedeyken, dinleyiciler diğer yarınız olur. Bu, müzisyen olarak erişebileceğiniz en üst noktadır. İnanılmaz bir duygudur bu. Nerede olursam olayım, bu hep böyledir; müziğin evrensel bir dil olduğunu söylüyor olmamızın bir sebebi var.”

Albert Einstein

“Propagandayla zehirlenmedikleri sürece, kitleler asla savaş düşkünü değildir. Biz kitlelere, propagandaya karşı bağışıklık kazandırmak zorundayız. Çocuklarımızı militarizme karşı aşılarken, onları pasifizm ruhu içinde yetiştirmeliyiz. Okul kitaplarımız savaşı ululamakta ve vahşetini gizlemektedir. Çocuklara nefret yerine barışı, savaş yerine sevgiyi öğretmek isterdim.”

 

Buenaventura Durruti

“Hiçbir devlet faşizmi yok etmek üzere savaşmaz. Burjuvazi, güç elleri arasından kayıp gittiğinde, ayrıcalıklarını tekrar kazanmak için faşizmi diriltir.”

 

Taocu bilge Chuang Tzu

“Kitleler büyük doğruları anlayamazlar. Bundandır ki bütün dünya yanlış yoldadır. Öyleyse ben, doğru yolu biliyor olsam bile nasıl yol göstereceğim? Başaramayacağımı bildiğim halde kendimi buna zorlasam, bu da bir diğer yanlışa sebebiyet verir. En iyisi bu işten vazgeçmek ve bu uğurda çabalamayı bırakmak. Ama ben çabalamayacak olursam, kim çabalayacak?”

 

Neil Postman

“Televizyon 'bilgilendirme'nin anlamını değiştiriyor ve bunu tam tamına dezenformasyon diyebileceğimiz bir enformasyon türü yaratarak yapıyor... Dezenformasyon, yanlış enformasyon demek değildir. Yanlış yönlendirici, ilgisiz, parçalanmış veya yüzeysel enformasyondur. Bu, insanda bir şey biliyormuş yanılsaması yaratır ama gerçekte insanı bir şeyi bilmekten uzak tutar.”

 

Canterbury Piskoposu, 1690

“Dünyanın bu köşesinde son yıllarda görülen bütün mücadele ve anlaşmazlıklar, bahaneleri güzel ve manevi de olsa, nihaî amaçları altın, büyüklük ve şandı.”