irminci yüzyılın ortalarına kadar bir çok şirketin mesajı güvenceydi; şirketlerini makul ve güvenilir olarak sunmaya çalışıyorlardı. Sıklıkla hanedan armasına benzer bir sembol, çaylak bir sanayi hanedanını aristokrasi ile aynı hizaya koymak için benimseniyordu. Bunun izlerini hâlâ Fiat’ın ve BMW’nin logolarında görebilirsiniz.

 

 

Bir diğer logo ise şirketi, kurucusunun imzasıyla, ya da ona benzer bir şeyle sembolize ediyordu. Coca-Cola ve Betty Crocker’ın imza logoları, tıpkı yerel çiftçilerin ve esnafların yüzlerce yıldır yaptığı gibi, kurucularının kişisel olarak şirketin ürünlerini tasdikliyor olduğu izlenimini yaratıyordu. (Coca-Cola’nın “imzası” gerçekte şirketin muhasebecisi tarafından yazılmıştı ve Betty Crocker gerçek bir kişi değildi, sadece pazarlamacının gözündeki tipik Amerikan ev kadınıydı.)

Diğer şirketler kendi faaliyetlerinin birebir temsilleriyle sembolize edildiler. Citroën’in iki şeritli nişanı André-Gustave Citroën’in 1904’te Paris’te küçük bir atölyede yapmaya başladığı V şeklindeki vites dişlilerinden esinlenmişti.

 

 

Büyük Amerikalı grafik tasarımcısı Paul Rand 1961’de UPS kurye servisinin “hediye kutusu” sembolünü yarattığında, bir paketi açmanın eğlencesi duygusunu uyandırmak istemişti.

 

 

20 yüzyılın sonlarında şirketler öylesine her yerdeydiler ki tüketiciler onları çözme konusunda uzmanlaşmışlardı. Bunun üzerine şirketler seçtikleri mesajları ima ve çeğrışım yoluyla aktarmak üzere daha soyut semboller kullanmaya başladılar. Bunlardan biri de Apple’dı.

Apple ismi tarihteki en büyük buluşlardan biri olan, 17. yüzyıl bilim adamı Isaac Newton’ın yerçekimi yasasını bulmasına gönderme yapıyor. Denildiğine göre Isaac Newton bu yasayı bulurken bir ağaçtan düşen elmadan esinlenmiş. Referansları Steve Jobs ve Apple’ı 1976 yılında birlikte kurdukları arkadaşlarının tutkusunun çarpıcı bir beyanıydı.

İlk logoları Newton’u bir elma ağacının altında gösteren ve o sıralarda Kaliforniya’daki Bay Area’da bulunan rock grupları arasında popüler olan geleneksel tarzda çizilmiş bir gravürdü.

 

 

Aynı yılın sonlarında grafik tasarımcısı Rob Janoff Apple için yeni bir şirket sembolü yarattı. Bu, üst tarafında bir yaprağı olan, bir parça ısırılmış bir elma silüetiydi.

Şekil olarak yalın ve açık seçik bir şekilde tanımlanmış olan bu elma Steve Jobs’un gözdesi olan minimalist estetiği ve Apple’ın etkililik arzularını yansıtıyordu. Konformist olmayan ruhu elmayı dolduran renkli şeritlerde kendini gösteriyordu ve ısırık [bite] bilgisayar bayt’ı [byte] ile görsel bir söz oyunu oluşturuyordu.

Apple 1998 yılında renkli şeritleri kaldırdı ve o zamandan beri genellikle siyah veya beyaz ve zaman zaman gümüş rengi monokromatik logolar kullandı.