Dada Manifestosu
1918
 

ilenin yadsınmasını doğuran nefretin tüm ürünü dadadır... Yerle bir edici eylemin, var güçle yumruklarda anlatılışı: dada... incelik ya da uysal bir uzlaşmanın utangaç duygusuyla, günümüze değin yadsınmış tüm yolların tanınması: dada... doğuştan zavallıların dansı olan mantığın yok edilişi: dada... Tüm hiyerarşiler ve uşaklarımızca bir değer olarak ortaya atılan her türlü toplumsal eşitliğin yok edilişi: DADA...

Eşyanın her biri ve tümü, duygular ve karanlıklar, görünüşler ve koşut çizgilerin belirgin çarpışması kavga için birer yoldurlar: DADA... Belleğin yok edilişi: DADA... Kazıbilimin yok edilişi: DADA... Saflığın doğrudan ürünü olan her Tanrı'da tartışılmaz salt inanç: DADA...

Öbür küreye, uyum gözetmeksizin, zarif atlayış; haykırışçasına çınlayan disk gibi fırlatılmış sözün izlediği yol; ciddi, tasalı, utangaç, ateşli, güçlü, kararlı ya da tutkulu olsun, ona bağlı çılgınlıkları içinde tüm kişiliklere saygı; kilisesini, gereksiz, ağır tüm süspüsünden arındırmak, sevimsiz ya da sevdalı düşünceyi parıltılı bir çağlayan gibi tükürmek ya da onu göklere çıkarmak —olması ile olmaması bir büyük bir doyum duygusuyla— ve çalılıklardakine denk yoğunlukla, meleklerin vücutlarının ve ruhunun soylu ve altın kanı için, saf temiz böcekler.

Özgürlük: DADA DADA DADA, kasılmış acıların uluması, çelişkilerin, aykırılıkların, kabalık ve tuhaflıkların, bağdaşmazlıkların sarmaşması: YAŞAM.


Künye: "Dada Bildirisi (1918)". Çevirenler: S. Kantel - T. İnal, Türk Dili Yazın Akımları Özel Sayısı, 2. Baskı Ocak 1981, sayı: 349.