Öğle vaktinin sessiz havası ormanı kaplıyor. San’ın geri döndüğünü duyunca onu görmeye gittim. Oda doluydu ve San da dahil olmak üzere herkes uyuyordu. Onu uyandırmak istemedim, yavaşça geri döndüm ama iniltileri beni geri döndürdü. Yüzünde benim için utangaç bir gülümseme vardı: yaralı değildi ama belki de beni görmek istiyordu. Bugün bütün gün meşguldüm. Konuşmamız onun durumuyla ilgili değildi. Bana, “Bugün senin Duc Pho’ya geldiğin gün, değil mi?” diye sordu.

“Tam bir yıl oldu” diye cevapladım. Ama sorusu beni şaşırtmıştı. Onunla, bu topraklarda zorluklar ve mücadeleyle ama aynı zamanda da gururla dolu geçen bütün bu yılı konuşmak istedim... Ama bunları konuşmak kolay değildi. Nasıl olur da şimdiye kadar yaptıklarım San’ın ve 20 yıldır büyük bir azimle mücadele eden Duc Pho’daki diğer herkesin yaptıklarıyla karşılaştırabilirdim. Evimden ayrı olduğum bu süre içerisinde ailemi özlediğimden söz etsem, kendimi daha da bencil hissedeceğim.

San’ın yalnızca yaşlı bir annesi var. Oğlunu Ordu’ya göndermeyi kabul etmiş. San’ın babası, annesi 22 yaşındayken ölmüş. Bu genç kadın bütün gençliğini San’a bakmak için feda etmek zorunda kalmış ve şimdi ondokuzuna geldiğinde onu Ordu’ya göndermek durumunda kalmış. Beş yıl geçti ve San birçok kez ölümle burun buruna geldi. Yaklaşık bir ay kadar önce bir saldırı planlarken, düşmanın dişlerinden kılpayı kurtuldu. Bu kısa süre içerisinde 15 yoldaşı öldürüldü. Bu zaman zarfında annesinin gözyaşları sel olup aktı ama oğluna hala kavuşamadı. Ve bugün San buraya bana geldi. Ölüm tanrısının kaygılı yaşlı bir anneden oğlunu almasına nasıl izin verebilirim? San onun tek umudu. Asla! San için elimden gelenin en iyisini yapmalıyım, tıpkı diğer bütün hastalara yaptığım gibi. Bu bir hekim için çok fazla bir gurur sayılır mı?

Van’dan bir mektup ve bir hediye aldım: Van için üzülüyorum. Hayat bu kız için niçin bu kadar zorluklarla dolu? Van gibi birisi bütün bu zorluklara göğüs germek zorunda olmamalıydı. Hep başkalarını düşünen, umut dolu ve tüm yüreğiyle Devrim’e inanan biri. Van bütün bunların karşılığını almalıydı... Hayatı niye mücadeleyle dolu? Bunu da anlıyorum; bu yüzden onu mutlu etme ve azimli eylemlerimle ona inanç verme sorumluluğum var.