Masada Sang’ın elyazısıyla bir satırlık bir not: “Sevgili Tram’a sevgilerle...” Çok yalın bir cümle ama beni üzüntüye boğuyor. Gün be gün Sang’a duyduğum saygı derinleşiyor. Bir seferinde iki kardeş kavga eder gibi (ondan daha genç olmama rağmen onun büyük ablası gibiyim) aramızda bir konuşma geçmişti. Eğer illaki öleceksek hangimizin ölmesi gerektiği hakkında konuştuk. Ona şimdiye dek iyi bir hayat sürmediği ve 21 yaşından beri dul olan annesinin tek oğlu olduğu için yaşaması gerekenin o olduğunu söyledim. Ama Sang Kuzey’deki beni bekleyen anneme ve kardeşlerime dönmem için yaşamam gerektiğini söyledi. Bunlar sadece laf ama birbirimize karşı gerçekten ihtimam gösterdiğimizi hissediyoruz. Sang’a gerçekten iyi bir arkadaş olarak davranmak istiyorum ama insanların bunu yanlış anlamasından korkuyorum. Sang benden 13 yaş büyük, evli ve 5 yaşında bir çocuğu var.