Savaş sürüyor ve ölüm her gün, her dakika, her saniye birini yakalıyor. Geçen gece Thin ve Son hala bizimle birlikteydi. Thin, Le’ye elbise yapmak için malzeme almasını söyledi, ama bugün her ikisi de Duc Pho’da yatan iki ceset. Ölmek çok kolay, kayıpları önlemenin hiç yolu yok. Çok acı.

Lien doğru söylüyor: “Hayattayken birbirinize karşı içten olun: yoksa, arkadaşlarınız öldüğünde pişmanlık duyarsınız. Arkadaşlarınız öldüğünde onlara gereken ilgiyi göstermemiş olduğunuzu düşünürsünüz.” Kendi açımdan insanlara gerçekten de her zaman iyi davranıyorum. Klinikteki bütün hastalara her zaman sorumluluk ve derin bir şefkatle yaklaşıyorum. Birbirimize yabancı da olsak, kendilerine ihtimam gösteren doktora kendilerini yakın hissediyorlar. Bana “ikinci kızkardeş” ve benden büyük olmalarına rağmen kendilerine de “küçük kardeş” diyorlar. Bana takılmak hoşlarına gidiyor. Bu zor günlerde onlar sayesinde mutluluk ve teselli buluyorum. Benim kişisel hayatıma gelince: lütfen bunun hakkında artık düşünme; bulutları ufka savuşturuyorum ve onların zihnimde bir fırtınaya dönüşmesine izin vermiyorum.