Meşgul günlerin her saati hâlâ güçlüklerle dolu, ama nedendir bilmem, yine de mutluyum. Acaba bu, genç öğrencinin üzgün ama yine de gülümseyen dudaklarının kişisel düşüncelerimi unutturuyor olmasından mı? Düşüncelerinde yas tutuyor olmasına rağmen hâlâ çarpan kalbinin şarkısı mı yoksa beni mutlu kılan? Evet, yoldaşlarımın zorlu mücadeleleriyle bana öğrettikleri devrimin mutlu ruhunu korumayı asla bırakmayacağım.  

Ve işte mutluyum: zorlu bir iş gününden sonra yine şarkılar duyuluyor. Birçok gözün bana baktığını ve beni anladığını, beni sevdiğini ve beni takdir ettiğini görürken çok mutluyum. Bu sana yeter, Thuy. Bundan daha fazlasını isteyemezsin.

Hai kötü haberlerle döndü: Dung canlı yakalandıktan sonra öldürülmüş. Bu ne kadar acı!

Bu küçük defterin sayfaları kanla dolmayı sürdürüyor. Ama sevgili Thuy, 20 yıldan beridir halkımız kan ve gözyaşı döküyor. Ölüm-kalım mücadelesinin bu son günlerinde her fedakârlık çok değerli. Neden? Çünkü savaştığımız ve mücadele ettiğimiz bütün bu yıllar boyunca umudumuz hep önümüzü aydınlatan bir ışık oldu. Bugün neredeyse yolun sonuna geldik, ama hedefimize henüz varmış değiliz.