Henüz sonbahar gelmedi ama sabahları soğuk oluyor. Beni yalnız hissettiren dağların ve ormanların soğukluğu mu? Hayır, Thuy! Kendini kandırma. Şimdi üzgünsün, birçok insanın yakınlığına rağmen üzgünsün. Bunu hâlâ saklayamıyorsun.

Sevgili Thuy, yaşam birçok üzüntüyle ve aşağılık insanla doluyken ne diyebileceksin? Bunu nasıl durdurabilirsin? Irmakta akan saf ve temiz yağmur suyu olduğu gibi aynı şekilde kayalara yakın duran durgun sular da var. Her ne kadar ırmak güzelse de ve biz onu görüp güzelliğini seviyorsak da küçük durgun sular ırmaktan nefret ediyor ve ondan uzak duruyor.

Sevgili M..., sen tıpkı ırmak gibi misin? Irmağın berrak, akan ve güzel suyu gibisin, ama hâlâ kıyı boyunca sessizce duran bir miktar su var. Ben ormanda ırmağın kıyısında yürüyen biriyim: bunun hakkında ne düşünüyorsun?

M... bana birbirimize olan güvenimizi etkileyecek şeyleri unutmamı söyledi. Hayır sevgili M..., on yıl bekledikten sonra aşka duyulan inanç kolaylıkla yıkılmıyor, ama kolaylıkla da tamir olmuyor. Bu yüzden, ne diyeceğimi bilmiyorum. Eğer bu yolculuktan dönmeyecek olursan ne olacak? Tanrım! Neden birbirimize yalnızca üzüntü veriyoruz? Yoksa söylemem gereken şey şu mu: “Neden M... aşkla yanan ve hayata karşı umutla dolu bir kızın kalbine sadece keder getiriyor?”