Yedinci fırtına. Bu yıl kuzeyde ne çok fırtına oldu. Burada orman çok sessiz, ama Kuzey’de rüzgâr sert esiyor, evleri yıkıp ağaçları deviriyor. Sevgili Kuzeyim bir felâkete mi uğradı? Fırtına sadece orada değil, kalbimde de fırtınalar kopuyor. Kuzey için endişeleniyor ve oraları özlüyorum. Sevgili Kuzey, lütfen güçlü ol, lütfen zafer günlerindeki gibi gururlu ol. Birçok zorluk içinde olduğumuza kuşku yok: bütün genç erkekler savaşmaya gitti ve evde kalan zayıf eller fırtınayla baş etmek zorunda; bu çok zor olmalı.

Bu öğleden sonra üzerime esen soğuk rüzgarla kendimi deniz kıyısındaki bir köyde küçük bir kulübedeymiş gibi hissettim ve içimi bir yalnızlık duygusu kapladı. İlk sonbahar rüzgarları esiyor. Bu, evden ayrı olduğum ikinci sonbahar, savaşta olduğumuz ikinci sonbahar. Bu öğleden sonra sevdiğim bütün insanlar nerede acaba? Bir arkadaşım düşmanla çatışıyor... diğer bir yakın arkadaşım ise vatan topraklarımızın altında yatıyor.

Sevgili Khiem, öğden sonranın rengi açık bir eflatuna dönüyor: orada dalgaların sesini duyabiliyor musun? Bütün o açık eflâtun öğleden sonraları hatırlıyor musun Khiem? Niçin sessizsin? Khiem artık sonsuza kadar sessiz kalacak ve bana bir daha hiç cevap veremeyecek.