Bana aşkını göstermek isteyen ona karşılık vermemi uman bir arkadaşım var. Hiç duraksamadan ona arkadaş olduğumuzu ve bundan ötesinin söz konusu olmadığını söyledim. Ona ayrıca kalbimin bütün kişisel hayalleri bir kenara koyduğunu ve sadece işime konsantre olduğumu söyledim. Kalbimin değil, sorumluluklarımın sesini dinliyordum.

Aslına bakacak olursak, M’in aşkı hâlâ kalbimi kanatıyor. Unutmak istiyorum, kendime duyduğum saygı onu unutmama yardım ediyor, ama bazen geriye doğru bakıyorum ve bir daha bulamadığım değerli bir şeyin kırılmış olduğunu görüyorum.

Bu akşam bütün eski mektupları okuduğumda çok incindim ve üzüldüm. Sevgili M! Elyazın hâlâ solmamış bir şekilde duruyor kâğıt üzerinde, ama niye yüzün hayatımdan solup gitti? Güzel bir aşkı gömdün sekiz yıl boyunca sevdiğin ve saygı duyduğun şeyleri reddettin.

Herkes bana diyor ki, her şey bittiğinde belki birbirimize dönebilirmişiz; bunu arzu ediyorlar. Ama benim için, biliyorum ki, o iş bitti. Kırılan bir ayna nasıl yeniden bir araya getirilebilir ki?