Bundan tam iki yıl önce saat üçte beni bambaşka bir hayatın içine götüren arabaya bindim. Bu yol güçlüklerle dolu. Bunu bu yola girmeden önce de biliyordum. Ama bugün, aradan geçen iki yıldan sonra yol üzerindeki dikenleri gördükçe hâlâ üzülüyor musun, Thuy? Niçin bu kadar üzgünsün? Hayat böyle; güzel, mis gibi kokan çiçekler ve güneş ışığı var… ve ama aynı zamanda gökyüzündeki kara bulutlar da var. Yıl içerisinde hem güneşli hem de yağmurlu günler var.

Canımı sıkan birine karşı gülümsemeyi biliyorum da niye bu defter karşısında ağlıyorum? Ağlama Thuy! Lütfen güçlü ve sakin ol. İyi bir insan olduğunu biliyorsun. Eğer ağlamak istiyorsan, lütfen bütün bunları anlatabileceğin sevdiğin birilerinin elini tutuncaya kadar bekle. Ama şimdi bu acı ve zor hayat karşısında bütün bu zorluklar karşısında gülümsemeyi sürdür, bu gülücüğün arkasında birçok gözyaşı olsa bile… Gözyaşlarını sevdiklerine sakla. Anlıyor musun Thuy?