Ninh’in yanına uzanmış söylediklerini dinliyorum. Bilmem neden birdenbire bana “Kardeş Ba”nın gerçek hikâyesini baştan sona anlattı. Hikâyeyi duyunca üzüldüm. Thuan’ı seviyorum. Onu anladığımı hissediyordum. Ama şimdi onun hakkında çok az şey bildiğimi anlıyorum. Onun bir Kamu Sağlık çalışanı olarak çalışma azmi ve sorumluluk duygusunun boyutunu anlamamışım.

Genel ilerleme raporunda Thuan yaptıklarından sadece üç satırda söz ediyordu. Yağmurlu gecelerde tıbbi malzemeleri taşıyarak ateş altında çevresine koşturup durduğunu bilmiyordum. Bir gece Ninh ona üzüldüğü için göreve gitmek için bir başkasını uyandırmış. Thuan ona çok kızmış ve onu her halükârda uyandırması gerektiğini söylemiş. Thuan’ın ailesindeki yasla ilgili çok az şey biliyorum. Onu çok normal davranırken ve yüzü gülerken görüyordum. Uzun geceler boyu yatarken uyuyamadığını ve bir çocuk gibi ağladığını nereden bilebilirdim?

Söylediklerine inanarak, onun yoksulluğu hakkında da bir şey bilmiyordum. Orada durup şapkasına bakıyor, harcayacak para elde etmek için onu satmaya çalışıyormuş… Nasıl oldu da bunu düşünemedim? Ve yine asla onun benim hakkındaki duygularını tam olarak anlayamadım.

Sevgili genç arkadaşım! Senin için çok az şey yapabildim. Bütün bunları şimdi nasıl değiştirebilirim? Senin yaşamın benim sonsuza dek özerine çalışmamı gerektirecek bir ders. Senin cesaretin ve fedakârlığın, sorumluluk duygun, özgeciliğin, dayanma gücün ve gerçek bir devrimci kalbin anlayışına sahip oluşun benim için hep birer ders.